24 Ağustos 2011 Çarşamba

Esintiler



Tatil dediğin nedir ki? Çoktan bitti bile… O bitmeden daha ben bir sonraki senenin planlarını yapmaya başladım kendimce… Derken hiç hesapta yokken bayramda da kaçmaya karar verdik… Yaz bitti bitecek… Şunun şurasında ne kaldı di mi? Zamanı iyi değerlendirmek lazım…

Geçen yıla göre çok dingin bir tatil geçirdik… Karar verdim 2 yaş krizlerimiz, 3 yaş krizlerimizden daha sancılı imiş… Hele uçak yolculukları geçen yıla kıyasla ne süpermiş… Yok yok bu haksızlık oldu… Bir şeye kıyasla değil tek başına süperdi… (Bkz bu ve tabii öncesinde bu, bu ve şu) Bavulunu bile kendi taşıyacak kadar büyümüş benim kızım… Özellikle üçüncü günden sonra sanki durulduk birden bire… Durulduk dediysek tamamen arızasız geçirdik demedik… Ama söz dinliyordu, anlıyordu, krizleri çabuk sonlandırıyordu… Çok çok daha kolaydı… Yemesi, uyuması, gezmesi… Zaten suya ya da kuma bırak, oh ne rahat modundaydık diğer zamanlarda da…

Küçük bir kaza geçirdik… Bizim ilk ciddi kazamız… Ucuz atlattık tabii… Arabanın kapısına sıkıştırdı parmağını… Hani kaşla göz arasında… Kenara çekmiştim olsaki… Arkamı döndüğümde kapatmaya kalkmış… İyi ki o kapatmış… Ya ben kapatsaydım… Biraz ezildi ve hafif yarıldı… Röntgen çektirdim kırık, çatlak korkusuyla… Pansuman yapıp, sardılar… Ama ne yaygara koptu… Her pansuman sırasında tekrarlandı… O kadar canı tatlı ki o parmak sargılı olduğu sürece, hatta sargısı açıldıktan sonra da havadaydı… Hiç kullanılmadı o el… Gece uyanıp su içerken bile bardağı tel elle tutup, diğer elini havaya kaldırıyordu…

On gün kadar babadan ayrıydı… İlk defa bu kadar özlediğini hissettirdi… Sürekli sordu, özlemini dile getirdi… Uzun uzun telefon sohbetleri yaptı… Babası da katılınca bize pek mutlu oldu… Kavuşmaları pek muhteşemdi… Bir anda pabucum dama atıldı…


Çok hevesli yüzmeye… Ama çok da temkinli… Kafasını daldırıp yüzmeyi öğrendi tamamen kendi iradesiyle… Suyun altında nefesini tutabilmeyi… Arada kollukları attı… Bata çıka mini minnacık adımlar attı… Arada su yuttu ama sonunda su altında nefesini tutmayı öğrendi…

Çoğu gün birlikte kucuk kucuğa daldık öğle uykularına… Allah’ım ne keyifti o uykular… İçimin çekildiğini hissedecek kadar güzel ve derin… Ama dinlendim mi? Hayır tabii ki… Uzun muhabbetler ve uykusuz geceler…

10 yorum:

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

dingin bir tatil olduğu buradan hissediyliyor canım :)
miniğe geçmiş olsun çok çok. görünmez kaza. bizimde başımıza gelmişti :( naz'ları güzel oluyor böyle zamanlarda :D

Tibetin annesi dedi ki...

beraber uyumaya değer ;)

Burcu dedi ki...

Yazılarını okumayı seviyorum... ;)

elif-kayra dedi ki...

büyüyorlar artık,4 .yaş dahada güzel :))
güzel bir tatil olmuş,
resimler yine çok güzel

elif ada dedi ki...

Çok çok geçmiş olsun. Kim bilir nasıl acımıştır canı.

nohut oda dedi ki...

ohh ne guzel fotolar ve tatıl ..
bayram tatılınden bakalım nelerle doneceksınız..

mummy dedi ki...

Çok geçmiş olsun ve ohh ne iyi etmişsiniz bi de;)

Deniz dedi ki...

Aferin kuzucuğa, ve çok geçmiş olsun parmak için. Bizimki de geçen gün az kalsın , asansör kapısına sıkıştırıyordu

AYÇA dedi ki...

Çok geçmiş olsun Özlemcim. Resimler yine süper. Bol bol foto koy. İçimiz açılsın.

yolcu dedi ki...

İlk fotoğraf. Mutluluk bu olsa gerek. :)

Hayırlı bayramlar.