24 Ağustos 2010 Salı

Unutulmadan kayıt altına alınması gerekenler... Tatil detayları 1




Belki ülkemizin en güzel koylarından birine gidiyorum ben yıllardır. Üzerinde sadece tek bir tesisin bulunduğu, kıyıdan yabancıların girmesinin mümkün olmadığı, etrafın yemyeşil bir tablo gibi durduğu, dupduru, çarşaf gibi dümdüz, daha suya adımınızı atar atmaz bacaklarınız arasından geçen irili ufaklı balıklara tanık olacağınız bir denize sahip, turkuaz renkli bir dünya burası benim için… Benim için diyorum çünkü böyle bir kumsalı bırakıp, havuz tercih eden bir sürü insan var. Çoğu turist… Yıllardır neden böyle bir tercih yaptıkları üzerine düşündüm ama bulamadım… Bu seneye kadar… Ah o çocuk faktörü!

Bizim bücür denizi çok sevdi sevmesine… Kıyıda kumlarla oynamayı, sonra özgürce girip kendini sulara bırakmayı, bizimle birlikte dubaya gitmeyi, bayat ekmeklerle balıkları beslemeyi… Ama gelin görün ki çocuk havuzunu onun için cazip kılacak çok önemli bir ayrıntıyı fark etti daha ilk günden… Tata tatam! Şelaleli su kaydırağı!

Onu uzak tutmak için çok çaba sarfettik… Hiç istemedim o havuza girmesini özellikle temizlik açısından… Ama iki yaş krizi tavan yapmış 90 santimlik bir bücüre bunu anlatmak ne mümkün… Plaja giderken ve dönerken mecbur önünden geçiyoruz… Dedik gidiş ve dönüşte bir on dakika izin verelim… Bu kez de çıkarmak ne mümkün… Neyse ki kum ve denizle kucaklaşınca çabuk unutuyordu… Yani ilk anda biz öyle sanmışız… Meğer tatilde içine küçük bir canavar kaçan kızımız arkamızdan hain planlar hazırlıyormuş sürekli… İtiraf ediyorum Nilsu ile tatil boyunca “Bebek Firarda” filmini çevirdik… Tam kova küreğiyle bir uyum içinde oyuna dalmışken, yanımızdan vın diye bir şeyin hızla geçtiğini hissediyor ve yakalamak için peşinden koşuyorduk… Ama ne koşma… Bizim bücür ne zaman bu kadar hızlandı bilemiyorum…

Plajda olduğu süre içinde hiç kolluklarını çıkarmıyordum ben… Çünkü sürekli kıyıda oynuyor, kendi kendine giriyor çıkıyor… Suyla şaka olmaz… Anlık bir şey bu… Tedbiri elden bırakmamak gerek diye düşünüyorum… Kaçtığında bu kadar panik yapmamızın sebebi suyla ilgili değil zaten… Büyük havuzda bile son derece güzel yüzüyor… Ama çıplak ayaklarla havuz kenarında kayıp düşmesi çok olası… Biz elinden tutarken bile kayıyor… Kıyıda oynarken ayakkabı giymeyi de kabul etmeyince günde bir iki kez bu manzaraları yaşamak sıradan oldu… En çok merak ettiğim de, ayaklarım yanıyor diye sıkça bize naz yapan bu bücür o sıcak kumsalı her seferinde nasıl çıplak ayaklarla aşabildi?.. Ha bir de, yetişkinlere uzak durma konusunda sınırları zorlayan bu bücürün yolda karşısına çıkan herkese nasıl “Havuja gidelim” diye sarıldığı…

14 yorum:

Burcu dedi ki...

Özlem, işte tam da son tatilimizden önceki İnkumundaki tatilde yaşadıklarım buna benzerdi. Aynı hız, aynı inat, aynı yerinde duramama.. Dinlenmeye mi gittin yorulmaya mı karıştı değil mi?

Başak Çelik dedi ki...

Bizimki kolluk da takmıyor, iyi mi?

sude naz'ın annesi dedi ki...

bizimki denizden ve havuzdan korkuyor:(((Sadece kenarda takılıyor.:))

Bide neresiymiş burası bak merak ettim:)))

Esin dedi ki...

Bu kolluk işine biz hiç girmedik,birde biz deneyelim bakalım...
Bizim ki henüz tanışmadı su kaydırağı ile sanırım tanıştığında durum aynı olacak...

AYÇA dedi ki...

Su ilk satirlar var ya... Bitirdin beni bitirdin :)

nohut oda dedi ki...

ee bızımlede paylasmayacaksın sanırım bu guzel koun neresı oldugunu:))
ama merak ettım..
cok guzel fotolar..cocuklar hep anı havuzda daha rahat edıyorlar sanırım..

burcu dedi ki...

ama o deniz şahane gözüküyor?neresiydi söylesene özlem:))))

ikiz Bebek dedi ki...

2.resime bayıldım.
Koşarak nereye gidiyormuş annesi?
benimkilerde kolluk taktırmıyorlar,avazları çıkana kadar hayırr diye bağırıyorlar.

bahriye-kerem dedi ki...

tek başına kaydıraklara gitmek ve ordan kaymak...ne cesaret...afferin nilsu'ya :))
Özlem,gittiğiniz yeri ben de merak ettim..

Anne İş'te dedi ki...

:))))))) Özlem'cim;daha dur,daha dur!Dün akşam en son;"lüfen bana karışma anne" ile koptum.Çocuk?tatil?=çocukların tatili=anna/baba perişanlığı:))) ama bir gülüşlerine değer di mi?

Not;cimcime,resimler şahane ..ve blog yeni hali........ohhhhhhhh,mis mis:)

Deniz dedi ki...

Hoş geldiniz:)

ZeyNes dedi ki...

Özlemcim ben de Zeyno'dan önce çocuk havuzuna giren anne-babalara gıcık olurdum ama bu tatilde havuza kaçan hanımefendinin peşinden bolca girdim:) Fotoğraflar çok güzel yine...

Sen Gelince dedi ki...

Gecikme için herkesten özür dilerim...

Nurcu şimdi seni çok iyi anlıyorum:( Ama daha iyiyiz...

Başak ilk havuza sokarken tatil öncesi takınca bir gereklilik olduğunu düşündü sanırım:)

Eylem alışır nasıl olsa:) Bi ara söylerim:)

Kolluk beni rahatlatıyor... Ama sizinki dizinizin dibinden ayılmıyorsa o ayrı:)

Ayça sen de beni bitiiyordun bi ara:)

Gülcan:))) Evet galiba çocuklar hep havuzcu:)

Burcu bkz. Nurtura:)

Özge bu kadar geç cevap verince şimdi ikinci resim neydi diye düşündüm... Teşekkürler:)

Bahriye sorma inanılmaz bir cesaret hem de:(

Dijle bana karışma ha:))) Teşekkürler v kesinlikle haklısın:)

Deniz hoşbulduk:)

Neslihan değişmiyor di mi:) Teşekkürler:)

anne kaleminden dedi ki...

çok çok güzel fotoğraflar... havuz sorununu biz de yaşadık bu yaz... denize ikna etmek epey zor oluyor bücürleri...