20 Ağustos 2010 Cuma

Hem de ne biçim uçar


- Kelebek uçar mı Nilsu?
- Uçayyy
- Ya Helikopter?
- Evet uçayyy
- Hmmm peki kuş
- Uçayyy
- Peki Masa?
- Hayıllll, uçmazzz
- Ya Nilsu uçar mı?
- Uçayyyy
- ??? Nilsu uçar mı hiç?
- Uçayyy. Bem uçağa binecem, uçacam…

Sık sık oynadığımız bir oyun… Anneannesiyle oynarken dumur olduk bu kez… Önce 2 bucuk aylıktı, sonra 15 aylık… İkisinde de mışıl mışıl uyumuştu… Birinde minicikti, diğerinde yeterince bilinçli değildi henüz… Doğal olarak öncekiler bu kadar heyecan yaratmamıştı onun için… 10 saatten fazla süren karayolu ulaşımından sonra, ikinci ve kısa tatilimizi uçakla yapmayı tercih ettik doğal olarak. Çıldırdı sevinçten, yerinde duramadı uçağa bininceye kadar… Kollarını iki yana açıp, “Böyle uçacam ben” diye daireler çizdi salonun ortasında… Dedim ya bininceye kadar… Kafasında farklı bir şey canlandırmıştı pek muhtemel… Gidiş saatimiz uyku saatine denk geldiği için, kalkıştan hemen sonra uyudu zaten… O ana kadar koltuğunda oturmamak ve emniyet kemeri takmama konusunda ufak çapta bir kriz yaşadık… Ama dönüş… Sanırım yaşadığım en kötü deneyimlerden biriydi… “Su istiyorum, bunu sevmedim soğuk içecem, meyve suyu istiyoyum ben, ya istiyoyum, kemeyimi aç, kucağına al, sakız istiyoyum, bu sakızı istemeyom, başka sakız istiyom… gibi papağan misali arka arkaya, olabildiğince güçlü bir ses ve ağlama efektleriyle tekrarlanan ve bütün yol boyunca devam eden, bitmeyen, hiç bitmeyen, bana defalarca içimden 5’e kadar saydıran, kendimi uçaktan atmak gibi beni delice fikirlere iten bir saat… Ama ne bir saat! Bana bir ömür gibi gelen… Eve varıncaya kadar olanları anlatmıyorum bile…

Havaalanı yolunda uyudu sonunda. Bir oh çekeceğim ama çekemiyorum… Böylesine bir yorgunluk yok… Hem bedenen, hem zihnen… Zaten gece bir ateş ve boğaz ağrısıyla uyandım… Hastalığın habercisiymiş o inanılmaz yorgunluk… Ertesi gün antibiyotiklerle ayakta durmaya çalışarak işin yolunu tuttum, tuttum ama bu kez de baba- kızın hastalık haberleri geldi… Gece ateşi düşürmede çok zorlanınca sabah doktorda aldık soluğu… Boğaz kültürü temiz çıktı… Ben tüm sorumluğu inişe 15 dakika kala ortamı buzul çağına çeviren klimalara yüklüyorum… İçerisi zaten yeterince serinken birden öyle coştular ki, sıcaklara sürekli gönderme yapan ben, bir an evvel karaya ayak basıp o sıcakla kucaklaşabilmek için can attım…

Neyse ben ve babiş toparladık, ilaçlara devam… Ama küçük cimcime hala ateşle boğuşuyor… Hiç kıyamıyorum bu hallerine… Aslında hastalık hallerini de yazmak isterdim ama başka bir sefere belki…

DİP: Yanımda oturan adamın hostesten kulaklık istemesinin umarım bizimle bir ilgisi yoktu:(

27 yorum:

elif-kayra dedi ki...

geçmiş olsun özlem,

hep söyleriz ya onlar hasta olmasın biz olalım diye, kıyamadığımızdan,

ikiz Bebek dedi ki...

çok çok geçmiş olsun.
Bu arada fotoğraf şahane.

SERRA dedi ki...

ooo üzüldüm
çabucak iyileş uç tamam mı nilsu....

AYÇA dedi ki...

Ozlemcim guncellenmiyorsun bende. Yazdıklarını çok geç görüyorum.
Gecmis olsun. Gercekten uçaklarda ki klima facia. Donuyoruz bizde.
Nilsu bicir bicir konuşuyor. Ve herseyin farkında. Maşallah :)

nehirineylemleri dedi ki...

Geçmiş olsun annesi, umarım kısa zamanda toparlar.

Sen Gelince dedi ki...

Elif kaç gündür aynı şeyi söylüyorum... Çok zor minicik bedenleriyle:(

Özge çok teşekkür ederim:)

Serra teşekkürler... Hasta haliyle bile uçmaya çalışıyor desem:)

Ayça'cım böyle bir sorun var bende bu aralar... Bu post yine diğerlerine göre çabuk güncellenmiş. Nasıl çözeceğimi de bilmiyorum:( Yine nerdesiniz. Ya şifreli olunca güncellemelerde görünmüyor ya atlıyor insan. Burcu'da da aynı şeyi yaşıyordum.

Nehir'in sevgili annesi çok teşekkürler. Siz Ankara'da mısınız bu arada?

Şule-Bilge'sMum dedi ki...

çok geçmiş olsun.baya da ugrastırmıs ucusta seni,ama neyse ki korkmamış ben öyle oldu sanmıstım

AYÇA dedi ki...

Ozlem sık sık yazıyorum ama sifreli oldugum için ne yazık ki guncellenmiyorum. Keske su sorunu halletseler. Ayarlarsana bir ara görüşelim.

Hülyanın Tunası dedi ki...

özlemcim maaile geçmiş olsun

Esin dedi ki...

geçmiş olsun özlem,çabuk iyileşir umarım nilsu....

ZeyNes dedi ki...

Özlemcim çok çok geçmiş olsun.Havaalanı ve uçak klimaları giderken bizi de sarstı,tatil boyunca ağzı burnu aktı Zeynonun...Hastalığına rağmen uçmaya devam eden o şirineyi öpüyorum

Tibetin annesi dedi ki...

Geçmiş olsun Özlemcim. Uçaktaki huysuzlukları acaba hastalığın etkisinden miydi diye düşündüm bende... bu kadar isterken uçmayı bu kadar huysuzluk yapması???... umarım çabucak atlatırsınız :(

Red Riding Hood dedi ki...

Geçmiş olsun minişe.Çok Cimcime,çok şirin bu küçük hanım.

annesininoglusu dedi ki...

Çok geçmiş olsun:((

Burcu dedi ki...

Özlemcim çok geçmiş olsun hepinize, telefonda söylediğinde çok üzüldüm ateş çok yoruyor minicik bedenleri :( Bu zamana kadar Ardayla uçk yolculuğu yapmayan tek ben kaldım galiba :) Uyku saatlerine denk gelince, gittiğimiz en uzun mesafe de 5 saatlik olunca arabayla en rahatı demek, en azından klimalar kontrol altında olabiliyor.

anneyazar dedi ki...

bak şu fıstığa ya:))

anneyazar dedi ki...

Ben Nilsu uçakla uçara takıldığımdan sonraki parağrafı es geçmişim:( Çok geçmiş olsun, en kısa zamanda iyileşmeniz dileğiyle.

bahriye-kerem dedi ki...

güzel tatil sonrası hastalanmak kötü olmuş....çok geçmiş olsun...inşallah ateşi düşmüştür nilsu'nun...gerçekten onlar hasta olacaklarına biz olalım...çünkü elimiz,ayağımız bağlanıyor :(

elif ada dedi ki...

Çok geçmiş olsun Özlemciğim. Umarım iyileşmişsinizdir. Belki de hastalığın bir ön etkisi olarak yapmıştırhuysuzluğu Nilsu. Yoksa harika bir prenses o

Sen Gelince dedi ki...

Şule sorma. Korkmadı ama bana "anne koykma" demeyi de ihmal etmedi elimden tutarak:)

Ayça evet artı bir buluşma ayarlayalım:)

Hülya maaile teşekkür ediyoruz biz de:)

Esin'cim çok teşekkürler, umarım:)

Neslihan tatilde daha kötü:( Size de geçmş olsun... Teşekkürler:)

Sibel olabilir tabii ama bu aralar o kadar genel karakterimize dönüştü ki benzer davranışlar pek inanasım gelmiyor:)

Sen Gelince dedi ki...

Red Riding Hood çok teşekkür ediyoruz:)

Oğluşun annesi teşekkürler:)

Burcu'cum teşekkürler:) Siz de hoşgeldiniz. Mantıklı, uçakla gitsen de evden eve varış 4 saati buluyor neredeyse:(

Anneyazarım ben de uzun bir süre orada takılı kalmıştım:) Teşekkürler bu arada:)

Bahriye teşekkürler:) Kesinilkle diyorum. İnsanın eli kolu bağlanıyor:(

Umur'cum ben de öule düşünmek isterdim ama bir iki aydı devam eden bir süreç... Yine de benim prensesim tabii:)

ayşegül dedi ki...

çok geçmiş olsun :( biran önce toparlanmanız dileğiyle...

resim çok güzel bu arada,senin resimleri çok beğeniyorum.foto mak.marka model öğrenebilirmiyim?

Sen Gelince dedi ki...

Ayşegül teşekkürler, sanırım daha iyiyiz... Fotoğraf makinem Canon 450 D... Ama bu fotoyu sıradan bir dijital makineyle çekmiştim bataryam bittiği için...

Anne İş'te dedi ki...

Özlem'cim;hepinize tekrar çok geçmiş olsun.

Öperim hasta cimcime'yi de..Umarım tez zamanda geçer

Sen Gelince dedi ki...

Dİjle'cim çok teşekkürler... Atlattık sayılır artık... Biz de öptük sizi:)

Utku'nun annesi dedi ki...

Çook geçmiş olsun çabuk atlatır inşallah
sevgiler

nehirineylemleri dedi ki...

Hayır, İstanbul'dan sevgiler:)