6 Şubat 2009 Cuma

Kız annesi

Defdef'in annesi ve minik kurabiyenin annesi yazdıkça özeniyorum resmen. İstiyorum ki kızım büyüsün hemen... Kendini ifade edebilsin, yarım yamalak konuşmalarıyla beni güldürsün, oyunlarlar oynayalım, bir şeyler paylaşabilelim... Elbet o dönemde bir sürü sorun yaşanacak... Ben zaten şimdi yaşanan sorunlardan kaçmak için istemiyorum bunu. Keyfi bir başka olduğu için istiyorum. Erkek anneleri alınmasın lütfen ama ben oldum olası kız çocuklarını çok sevmişimdir. Özellikle 2-6 yaş arasında olanları. O çağdaki kız çocuklarının benim için dayanılmaz bir çekiciliği var. Anne olmadan önce de öyleydim, şimdi de öyle. Dışarda küçük bir kız çocuğu görsem peşine takılıyorum hala. İlla uğraşıyorum... Kırmızı ışıkta beklerken ola ki yanımda içinde küçük bir kız çocuğu olan bir araba dursun. Kaşla göz arasında bir bağ kuruyorum. Babannesi kızıyor bana bazen. "Kızım senin çocuğun var artık, niye başka çocuklara bakıyorsun?" diye... Dedim ya seviyorum işte...

Allah gönlüme göre verdi... Hep bir kızım olsun isterdim. Hiç erkek annesi olarak düşleyemedim kendimi. Babakuş da çok düşkün kız çocuklarına. Bir kızım olsun da aşk yaşayayım isterdi o da... Hamileyken göbeğim sivri olduğu için herkes erkek dedi. Çok bozuluyordum başlarda. Çin takvimine filan bakıyorum geyik olsun diye, onda da erkek çıkıyor. Geyiğine bakıyorum diyorum ama ciddi ciddi takılıyorum. Sonra rüyalarıma girdi. Hep oğlumun olduğunu görmeye başladım. Cinsiyet belli olmadan alışveriş yapmıyayım diyorum ama yine de bebe mağazalarına girmekten alıkoyamıyorum kendimi. Ayaklarım beni kız giysilerinin olduğu tarafa götürüyor aslında. Yine de inanmışım ya erkek olduğuna suratım düşerek gidiyorum karşı tarafa. Ama içimden hiç kız dilemiyorum asla Allah'ın gücüne gider ya da oğlum da buna çok üzülür düşüncesiyle. Bu arada kendimi de erkek çocuk fikrine alıştırmaya çalışıyorum. "Ne güzel aşk yaşarız" filan diye...

İyiden iyiye inandım buna. 16. haftada doktorum kız olduğu söylediğinde Babakuş'un keyfine diyecek yoktu. Ama ben dumur oldum, bozuldum, bir tuhaf oldum işte. Nasıl şartladım, nasıl inandırdıysam kendimi sevinemedim bile ilk anda... "Ama oğlumla aşk yaşayacaktım ben" dedim sadece... Tabii çok kısa sürdü bu duygu. Ertesi gün bir kızım olacak diye çıldırmaya başlamıştım. Yine de emin olamıyorum. her kontrolde doktora "emin misiniz" diye sormaktan alamıyorum kendimi. "Bu zamana kadar hiç yanılmadım" diyor sabırla. Sonunda bitti sabır onda da. Bu kısmı farklı bir zamanda anlatırım belki:)

Peki ben inandım mı? Hayır... Doğurup, kucağıma alıncaya kadar hep bir acaba vardı içimde. Nasıl olmaz ki? Sokaktaki teyzeler bile tutturuyor bu erkek diye. "Doktor yanlış bakmıştır, kendini gizlemiştir, bizim komşunun da.... diye başlayan ve hiç bitmeyen konuşmalar... Hayır artık erkek çocuk fikrine de çok sıcak bakıyorum ama tüm mobilyalar, kıyafetler kız çocuğa göre alınmış. Tersini düşünemiyorum bile....

Aslında bunları anlatmak değildi amacım. Nerden nereye geldim işte... Her neyse bir kızım olduğu için çok mutluyum ve onunla paylaşacaklarımı düşündükçe çok heyecanlanıyorum. Varsın o babasıyla aşk yaşasın. Aslında yaşamaya başladı bile...

Hani yukarıda erkek anneleri alınmasın demiştim ya... Laf aramızda ben bugünlerde küçük adam giysilerine çok bakmaya başladım. Sanırım bu aralar bir de oğlum olsun diye can atıyorum. Kısmet... Aslında henüz ikinci çocuğa bile karar vermiş değilim ama olsun şimdilik hayal kurmak bile hoş geliyor...

17 yorum:

Pumpkin dedi ki...

düşünce kıvılcımları başlamış bile..hadi hayırlısı..hep böyle başlıyo zaten bu işler

Güneş dedi ki...

Bende aynı heyecanları yaşıyorum, kızımla güzel paylaşımlar için sabırsızlanıyorum :)

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Pumkin zaten vardı o kıvılcımlar ... Tek çocuğa karşı oldum ben hep. Ama boyumun ölçüsünü alınca biraz durup düşünmeye başladım.

Güneş inanılmaz bir heyecan gerçekten. Umarım doyasıya çıkarırız keyfini:)

prenseslerin annesi dedi ki...

Hem anneleri hem babaları şanslı olurmuş kız çocuklarının; ne mutlu bize :) ama yine de ne olursa olsun, önce hayırlı evlat olsun diyelim ki, kimsenin gücüne gitmesin. Aslında yaşanan her anın tadı başka, zaman böyle hızlı geçerken hele bir bakmışsın özendiğin o günler gelmiş, geçmiş bile... kardeş fikrine gelince, ben de en az iki dedim hep, hatta yaptım bile :)) herşey gönlünce olsun canım benim...

Dijle Bahtiyar Durgunlu dedi ki...

Öncelikle merhabalar;
PUMPKIN'ın sayfasından buraya geldik.Öncelikle karakızınıza 41 binkere maşallah ve uzuuuuuuuun sağlıklı,huzurlu bir ömür diliyorum.

Bir kız annesi olarak babamın bir lafını tekrarlamadan geçemeyeceğim;kız evladı olmayan,evladım var demesin:))))

Elbette ki evlatlarımızın hepsi kıymetli ve ailelerinin birtanesi!!!!

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Prenseslerimin anneciği napcaz şimdi? Sen kurtardın tabii, ya ben? Nasıl olacak bu kardeş işi?

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Dicle çok haklısın. Ben de öyle düşünüyorum... Başka bişi kız çocuk. Bu arada senin kızın da çok şeker. Burdan sevgilerimi gönderiyorum Ezelciğe:)

zeynep dedi ki...

nilsunun annesi,
nerelerdesiniz,
ösledik sizi:))

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Zeynep teşekkür ederiz... Bugünlerde sanırım biraz keyifsizdik ama mesajın beni çok keyiflendirdi:)

Adsız dedi ki...

merhaba benim hayatıma yazdığınız yorumu okudum bende gece boyunca uyumak kitabını okudum ancak geceden önce gündüz uykusunda uygulamak istiyorum daha kolay olur diye siz gece mi gündüz mü başladınız gündüz başlarsak gece yine sallamaya mı devam edelim cevap yazarsanız çok sevinirim çok çaresiz bir durumdayım ...Şebnem

Adsız dedi ki...

pardon hayal alanım bloguna yazdığınız yorum olacaktı bana e-maille de dönebilirsiniz e-mailim teksoz@gmail.com çok teşekkür ederim şebnem

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Şebnem merhaba... O çaresizliğin nasıl bir şey olduğunu bizzat yaşadığım için çok iyi biliyorum. Ben gece başladım, halen gündüze geçmedim. Biraz daha büyümesini ve iyice oturmasını istiyorum. Zaten benim için asıl sorun da geceydi. O yüzden gece başlanmasını daha uygun buluyorum. Şimdi işe döndüm. Eğer bu sorunu çözmeseydim nasıl olurdu bilmiyorum. Ama uygularken her bebeğin birbirinden farklı olduğu gerçeğini gözardı etmeyin. Gerekirse kendinize göre bazı esneklikler uygulayabilirsiniz. Yani en azından ben öyle yaptım.

Umarım çözersiniz... Yine de aklınıza takılan bir şey olursa memnuniyetle cevaplarım... Sevgiler...

Adsız dedi ki...

bende 1 ay sonra işe başlayacağım o yüzden uygulamam lazım sonbir soru kaç gece sürdü ve ne kadar sürdü ağlamalar çok çok teşekkürler şebnem

Güneş dedi ki...

Ödüllendirdim Seni :) Ayrıntılar Blogumda :)
Sevgiler..

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Açıkçası bizimki beklediğim kadar sancılı geçmedi. Ortalamanın altında oldu. 5. gün de hiç gıkı çıkmadan uyudu. O kitapta sanırım 150-155. sayfalar arasında bunla ilgili bilgiler var zaten. Ama ben daha fazlasına da hazırdım. Çünkü gece boyunca süren ağlamaları toplasan ondan daha fazla ederdi. Ama tam olarak oturması 1 buçuk ayı buldu. Yani ara ara mızırdandı. 3-5 günde bir gibi. Şimdi yatağına gülerek giriyor:)

zeynep dedi ki...

nilsunun annesi bir ödül de benim blogumda var size.
öptüm sizi,
hadi gelin artık

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Sevgili Güneş ve Zeynep ödül için teşekkür ederim:) En kısa sürede gerekeni yapacağım... Sevgiler:))))