16 Temmuz 2010 Cuma

Son günler


Henüz yazabiliyorum ama hafta sonu Eskişehir’deydik biz… Hızlı trenle gidip geldik, yine çok keyifliydi… Hem giderken, hem dönüşte iki vagon arasında portatif lazımlığımızı kullandık…

Sitenin havuzuna girdi… Geçen yazdan sonra ilk defa suyla kavuştu… Bu nasıl bir su sevgisi… Yani öyle böyle değil, hiç mi korkmaz insan? İlk beş dakika çocuk havuzunda oynadı, ayakları yerde… Sonra kendini öne öne atmaya başladı… 15 dakika sonra ayaklarının yerden kaldırıp, yüzme pozisyonuna geçmeyi öğrendi… Yarım saat geçmemişti ki çivileme atlıyordu… Sonra büyük havuzuna girmek istedi… Oraya da çivileme atladı… Başı suya gömüldüğünde kahkahalarla güldü… Çocuk havuzuna tekrar geçtiğimizde bu kez ters takla atarak havuza girme teşebbüslerinde bulunuyordu… Beceremedi takla atmayı ama oturup sırtını havuza vererek girmeyi ve sırt üstü su üzerinde durabilmeyi öğrendi…

Birkaç gün önce doğum günümdü… Babası ve teyzesiyle birlikte yemeğe götürdüler beni… Pastamı üflerken “İyi ki doğdun anne” diye doğum günü şarkısı söyledi… Ara da “iyi ki” kısmı gitti “doğdun anne” ile idare ettik… Yine de melodi değişmedi ya aferin kızıma… Bu arada yeni bir objektifim daha oldu…

Ve konuşma… Sözcükler zaten fazlaydı, şimdi iki kelimeli cümleler de başladı ya bıcır bıcır konuşuyor. Öyle bağlaçlar filan yok tabi… Nasıl anlatsam ki? Mesela sabah tuvaletini yaparken konuşuyor kendi kendine… “Göjüm sulandı… Göjüm kapadım, geçti… Bu arada bahsetmiş miydim hiç bilmiyorum ama biz tek kelimelerle idare ederken bile zaman konusunda hiç problem yaşamadık… Hep ilginç gelmiştir bu… Düştüm, düşüyoyum ya da düşecem… Hepsini doğru yerde kullanmayı başarıyordu…

Bu arada ne zamandır unutuyorum hep… Tuvalet olayına başlamadan önce “Bay Bay Bezim” ve “Güle Güle Kakalar” kitaplarını almıştık yardımcı olması açısından… Bizimki kakalara güle güle demeyi çok sevdi… Kitapta evlerine gitmesinden bahsediyor ya… Önce el sallayıp evlerine gönderdik… Sonrasında bizim cimcime parka, trene, havuza filan göndermeye başladı… Öyle zamanlar oluyor ki nereye gitsin karar veremiyor bir türlü… Öyle sifon klozet başında sifon çekmek üzere bekliyoruz… Ben durumu hızlandırmak için “Hepsine gitsin” demiye başladım ve sanırım işe yaradı… Yine de o seromoniyi yaşamadan bir sonraki aşamaya geçemiyoruz… Ha bir de öyle güzel bir “Güle güle” deyişi var ki… İşte öyle:)

10 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

Maşallah diyelim ona :) ve sana da mutlu yıllar... iyi ki doğdun, daha nice güzel senelere :)

Deniz dedi ki...

Çok güzel günlerin olsun yeni yaşında :)

Tatlı bücürün tatlı annesi iyi ki doğdun

Burcu dedi ki...

O Angora Pastanesine var yaaa... Sevgilerimi gönderiyorum :(( Bu sefer yapamadım, inşallah seneye.. Su kuşumu öperim özlemle..

AYÇA dedi ki...

Dogum gunün kutlu olsun ozlemcim... Bayağı Dillenmis nilsu. Merak ediyorum konuşmasını. Artık donuste gorusebilecegiz sanırım. Öpüyorum...

AYÇA dedi ki...

Dogum gunün kutlu olsun ozlemcim... Bayağı Dillenmis nilsu. Merak ediyorum konuşmasını. Artık donuste gorusebilecegiz sanırım. Öpüyorum...

Sermin dedi ki...

Özlemcim çok merak ettim Nilsu'nun konuşan halini. ve özledim de sizi. en kısa zamanda görüşelim mi? ama lafta kalmasın. bize gelin. havuza girelim????

elif ada dedi ki...

İyi ki doğdun Özlemciğim. Nice nice mutlu yıllara.

Odil Sezen Metin dedi ki...

İyi ki doğdun, sevdiklerinle nice nice senelere..

elif-kayra dedi ki...

mutlu yıllar özlem,kızın ve eşin ile nice yıllara,

bizde almıştık bay bay bezim kitabını ama :)) kayra pek istemezdi kitabı işine gelmiyordu sanırım :)
aferin nilsuya

Totiler dedi ki...

Madem öyle, sen yolla onu bana, kendim gibi yüzücü yapayım ben su kuşunu, belli mi olur ilerde beraber boğazı geçeriz belki..Ben nineler kategorisinde olurum, Nilsu da bana fark atar tabii :))