14 Eylül 2009 Pazartesi

Kusursuz anne mi? O ben değilim!

Dün oturabilmiş olsaydım şu monitörün karşısına çok şey yazabilirdim aslında… Hani çok dolu olduğunuz anlar vardır ya, büyük bir basınçla çıkar içinizde ne varsa… Şiddetinden siz bile şaşkına dönersiniz… Ama bugün… Bugün daha iyiyim sanırım o yüzden…

Sevgili Zeynep’in sıkça dile getirdiği bir konu var… Evet gerçekten ara ara ben de düşünüyorum bunu… Şu blogcu anneler sinirleri alınmış bir grup azınlıktan mı oluşuyor? Yoksa hepsi mükemmel mi? Ya da belki hepsinin çocukları bir melek? Daha kötü varsayımlar da var kafamda… Belki de ben annelik için yeteri kadar uygun değilim…

Zaman zaman çok farklı konularda yazmak istesem de buraya kızımın bloğu gözüyle baktım hep… Bu yüzden onun dışında pek fazla şey olmadı bu satırlarda… Kötü şeylere gelince… Ben daha çok bunları bir gün kızımın okuyacağını düşündüğüm için güzelliklerle dolu olsun istedim… Ama kim bilir belki farkında olmadan şu mükemmel blogcu anne baskısı altında ezilmekten korkmuşumdur… Bilemiyorum…

Bugünlerde yorgunum… Fiziksel bir yorgunluk değil sadece benimki… Zihnen de yorgunum… Oysa kendimi dinlediğimde mutlu olmak için ne kadar çok sebebim olduğunu sevinçle fark ediyorum… Ama unutuyorum o koşuşturma ve yorgunluk içinde…

Nilsu çok zor bu günlerde… Ve ben bir yerlerde yanlış yapıyorum sanırım… Onlarca anne, okunan kitaplar, uygulanan metotlar bana istediğim cevabı veremiyor… Karşımda ezber bozan bir bücür, sanki beni parmağının ucunda oynatıyor… İnatlaşma uç sınırlarda… O kadar uçlardaki bana meydan okuduğu hissine kapılıyorum sıklıkla… Oysa ben ona “hayır”ı öğretmiştim çoktan… Neyi yapıp, neyi yapamayacağını bilirdi… Son günlerde tüm hükmünü yitirdi bu kelime…

Bir kere erkek çocuklarını aratmayacak kadar hareketli… Nerde muzur iş var onun peşinde… O kadar tehlikeli işlere kalkışıyor ki, bir an gözümü üstünden ayıramıyorum… Yapmaması gerek her şeyin farkında ama gözümün içine baka baka, yüzünde çok anlamlı bir gülümsemeyle bana kafa tuttuğunu göstermek istercesine yapıyor her birini… Yemek yeme olayımız kabusa döndü… Meyve, süt ve vermemek için direndiğim faydasız her türlü yiyecek dışında nerdeyse hiçbir şey yemek istemiyor… Bazen aldırmaz davranabiliyorum ama bazen çıldırma noktasına geliyorum… Bakmayın öyle topiş göründüğüne… Depodan gidiyoruz bu aralar… Ki benim derdim kilosu değil… “Bu ay hiç kilo almamış” gibi kaygılar taşımıyorum… Ama kıyma, et, tavuk yemiyorsa çocuğunuz paniğe kapılıyorsunuz ister istemez…

Yemeğini önüne koyuyorum… Döke saça en fazla 5’te biri ağzını bulabiliyor ve hedefe ulaşıyor. Dün makarnayı çok sevdiği için kıymalı makarna yedirmeyi denedim… Arada kıymalar da nasibini almış olur diye… Birkaç çataldan sonda kendi yemek istedi… Tabii çatalla beceremeyince eliyle yemeğe başladı… Eller yağ içinde… Gözüme baka baka, beni kontrol ede ede tüm o yağlı ellerle kafasını ovuşturuyor… Ardından yine gözümün içine baka baka tüm makarnalar teker teker aşağı atılıyor… Keşke bir videosu olsa ve izletebilsem… Nasıl bir meydan okuyuş belki daha iyi anlaşılır… Beni kontrol ederek balkona çıkıyor ve bana bakarak, gülerek elinde ne varsa aşağı atıyor… İlgilenmediğimde vazgeçiyor çoğunlukla… Ama bazen öyle tehlikeli şeyler yapmaya kalkıyor ki müdahale etmeden yapamıyorum…

Bağımsızlığına çok düşkün… Dışarıda sürekli peşinden koşmak zorundayım… İstediği bir şey olmayınca ayak diriyor… Bağıra çağıra ağlıyor… Ve son moda kendini yerlere atıyor… Hani ay olarak biraz daha büyük olsak bunun iki yaş krizi olduğuna yemin edebilirim…

Cumartesi biz de özenip Mygym”e gittik… Sanırım o mindere oturmamak için direnen tek bebekti… On defa koşup, yakalayıp, tekrar oturduktan sonra pes ettim… Galiba biz henüz hazır değiliz böyle grup aktivitelerine…

Uyku hala bizim için ne olacağı belirsiz bir muamma… Sıklıkla düzenimiz bozuluyor… Bu konuda her metodu denedim… Birlike uyumaktan yatır-kaldıra, sallamaktan ferber’e… Tamam oldu dediğimiz bir noktada başa dönebiliyoruz… Şimdilerde gece uyandığında uyumamak için direnişler başladı… Bu bazen 1 saati bulabiliyor… Yalnızca bir kez uyansa buna razıyım… Ama…

Dün ipler koptu bende… Ağladım salya sümük… Keyfim yok, gücüm yok, kimseyle görüşesim yok… Sadece uykum çok… Ha bir de kafamdaki acımasız sorular…

23 yorum:

Maya'nın annesi dedi ki...

siniri alınmış blogcular terimi cok dogru..sanırsın kimse sinirlenmiyor. bazıları dışında cidden sanki çok tozpembe sanırsın herkesin dünyası..ben çok gülüyorum onlara :)
hepimiz kendi deneyimlerimizle deneyip, yaşantılayıp çocuklarımız için doğru olanı bulup uygulamaya çalışıyoruz. Benim bidiğim tek bir şey var, o da çocukla inatlaşmamak. Sonu hep kaka oluyor o işin bizde.
Uyku konusunu kendi blogumda da yazdım, çok zor bir hafta geçirdim..umarım biter..direkt taleple uyanan ve bağıran bir Maya :)
Sevgilerrr

sinem dedi ki...

Sevgili Özlem(mektup gibi mi oldu ne) önce çok üzüldüm ve asla yalnız değilsin bunu bilmelisin.Ben bu siniri alınmış anne olayına inanmıyorum, evet büyük çoğunluğumuz yazılarında çektiği sıkıntıları anlatmıyor ben kendi adıma konuşayım bu blog kızıma anı olsun diye varsa eğer, onun ilerde bana anne ne kadar bağırmışsın bana ,yada beni parkta bırakıp kaçmayı mı düşündün, yada niye ben bu kadar sana eziyet etmişim gibi düşünceler içinde olmasını istemediğimdendir .Yoksa sıkıntı çekmediğimden değil.İnan şu bir yıl geçmeyecekmiş gibi ağladım .Eşimin babaannesi bu kız bebek değil şeytan dedi ki kızım daha 4 aylıktı.Düşün ne sorunlu olmalı .O günler bitti Özlem .Ama hep kendimi sorguladım ve şunu buldum benim hiç esneme payım olmamış bu zamana kadar .Örneğin dr anne sütü ver bardağa sağ deyince sağıp 2 günlük bebeğe çay kaşığıyla vermeye çalışmışım.Şu kadar yiyecek şu saatte deyince aynısını uyguşamışım.Gaz için dr bir şey verme deyince orada kalmışım .Ne rezene kaynatmış ne başka çare aramışım.Ne bileyim bunun gibi .İyi mi etmişim hayır .Esneme payı olmayınca şimdi düşünüyorum hem zülale hem kendime resmen 7 ay eziyet etmişim.Ama bunları kayıt altına almak ileride kızımı üzmek demek olabilir .Onun bir gülüşü yada uykudaki o masum hali şimdi o eziyetli dönemler M.Ö ki dönemlermiş gibi geliyor.Nlsu'cuğa gelince Sermin'e de çok söyledim.BOOOOŞver ve rahat ol.Yemiyor mu zorlama canı biberon istiyorsa o gün biberon ver .Ben giresunda 18 aylık sadece bebe bisküvisi+süt le beslenen çok çocuk gördüm.Hepsi çok sağlıklı .sana öyle yap demiyorum ama hani hiçbirşey yapmasanda çocuk gayet iyi gelişebiliyor ilginç değil mi.Diğer olaylarda ise görmezden gel.Muhtemelen seni kızdırmak istiyor .Çok öpÜyoruz seni.hİÇ UNUTMA ASLA TEK DEĞİLSİN VE HER ANNE SADECE ÇOCUĞUNUN GÖZÜNDE MÜKEMMELDİR..

Hülya dedi ki...

canım ya olurmu öyle şey...hiç birimiz kusursuz anne değiliz...ben yazılarımın çoğ*unda hep dertleniyorum coğunlukla...yaramaz ve büyümekte olan bir bebekle sürekli evdeysen bir süre sonra insanın sinir sistemi çöküyor ve ister istemez o güzel yavruya kızmalar bile başlıyor...ben kızımı 13 aya kadar kendim baktım evdeydim...ve aynen psikolojim bozulmuş anneliğ*i sorgulaya başlamış sinirli biri haline gelmiştim..ta ki işe başlayana kadar....şimdilerde coğu zaman daha çok çalışmam yorulmam gereksede kafam daha rahat..sanırım anne ile bebeğ*in ayrı ayrı ayrı vakit geçirmeleri ikisi içinde gerekli...canım benim nolur üzülme...bir şekilde yanlzı kalmaya kafanı dağıtmaya çalış...emin ol hiç kimse mükemmel değ*il...hele ki kusursuz anne hiç değ*il...sevgiyle mutlu kalın

gezicini dedi ki...

aman annesi dur sakin ol. ben nerdeyse tüm ağustos boyunca geceleri uyumadım. her saatte bir kalktım geri yattım. her bebeğin karakteri farklı, huyu suyu farklı. ben de bazen bunalıyorum.
böyle zamanlarda el değiştirmek lazım, mümkünse babaya devretsen biraz? sen çık gez hava al biraz. senin kız da cin gibi maşallah. bence anlıyorlar herşeyi. belki geçici bir dönemdir gelir geçer. sen kendine iyi bak lütfen.
sevgiler
gorki

Burcu dedi ki...

Özlemcim, aynı şeyleri düşünüyorum çoğu zaman. Bloglarda ya da mail gruplarında gelen maillerde bir okuyorum, ya insanlar neler yapıyorlar ben ne kötü ne ilgisiz ne kadar çok sinirlenen bir anneyim oluyorum, kendimden nefret ediyorum. Meğer insanlar ne kadar mükemmelmiş, çocuklarına hiç bağırmaz, sürekli eğitici öğretici aktiviteler yaparlarmış. Ya da evleri sürekli mis gibi kokar, her akşam eşlerinin çocuklarının önüne 4 çeşit yemek koyarlarmış, ama bunları yaparken asla çocuklarının aktivitelerinden de olmazlarmış!! Ben çok komplekse girdim bir dönem bunları okudukça.. Ama sonra hiç de öyle olmadığının farkına vardım, bir çok arkadaşımla konuştum ve aynı duyguları onların da yaşadığını anladım. İnsanlar kime kendilerini mükemmel göstermeye çalışıyor ki?? Herşeyn doğrusunu sankii gerçekten yapıyorlarış gibi bir hava esiyor!!! Yapabilyorlarsa tebrik ederim ama ben onlardan değilim. Maalesef ki değilim. Çok eksiğim. Yetişemiyorum çünkü. Ama artık komplekse de girmiyorum, üzülmüyorum. sen de üzülme.. Nilsu da evet işte dediğin inatçı ve kendini ispatlama döneminden geçiyor. sana kötü haberim var tatlım, o dönem biraz daha sürecek.. biz hala yaşıyoruz zira...

banu dedi ki...

Özlem'cim... annelikte mükemmellik ile ilgili şimdilik öğrendiğim iki şey var. Birincisi; mükemmel diye bir şey yoktur... İkincisi; her anne zaten kendi çocuğu için zaten mükemmeldir.

Blogdaki mükemmel görüntülere gelince... dün yazsam daha çok yazabilirdim demişsin ama yazamamışsın ya... bence kimse yazamıyor. vakit bulamıyor, eli varmıyor, öfkesi o kadar yoğun oluyor ki kelimelere dökülemiyor, dökülmek istenmiyor, zaten döküldükçe anlamsızlaşıyor, öfkeler sevgiye hakaret gibi geliyor...

Son zamanlarda Harvey Karp'ın Mahalledeki En Mutlu Yumurcak diye bir kitabını okumaya çalışıyorum.(tabi buna okumak denirse... okuyabildiğim tek yer tuvalet ve onda bile rahat yok) Neyse bu kitapta çok hoşuma giden bir şey var. modern çekirdek aile yapısını insanlık tarihinin en büyük ve yapay deneylerinden biri olarak adlandırıyor. 60 bin yıllık insanlık tarihini goz onune aldığımızda yanlız çocuk yetiştirmenin insan doğasına aykırı olduğunu söylüyor. Çocukların gece ve gündüz tüm köy tarafından elden ele dolaşarak büyütüldüğü ilkel toplumlardan örnekler vermiş. Öyle haklı ki... herkesin güç toplamak için soluk alacak anlara ihtiyacı var. Ama özellikle de çalışan anne olunca sorumluluklar artıyor. zaten eksik vakit geçiriyorsun, kalan her anı çocuğun ile ilgilenmeye adamalısın gibi bir baskı oluyor üzerimizde... Ben yanlız kalmayı o kadar özledim ki...

son olarak bence bir bebek büyütmedeki en en zor dönemi yaşıyoruz. Geçecek.

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

ohhh ! hoş geldin Ece Nur'un arkadaşı =)
vallahi ben bekarlığımdan itibaren belki milyon tane kitap okudum,çoğunu yeğenlerimin üzerinde uygulayan oldum,ama gel gör ki Ece Nur bir doğdu, asıl kitap yazarı kendileri oldular malesef.Okuduğum kitaplarla da bakışır olduk sadece !!! O kadar farklı ki anne olmak, sinirlenince kapıyı çarpıp çıkmak, tabak çanak kırmak, bağırıp çağırıp rahatlayabilmek, herşeyden arınmak için alıp başını gitmek ... gibi lükslerin yok hayatta .Olabildiğince sabır yükleneceksin, su gibi olacaksın her daim, uyku nedir bilmeyeceksin yani, herşeye koşabilen, yorulmak nedir bilmeyen kurulu oyuncak robotlardan olacaksın, elin mahkum "ANNE"sin ya =)
heyyy gidi hayat heyyy.oysa biz sizler yokken, ne kadar da baş kaldırıcı hayatlardaydık kızlarımız =)Ne oldu, anneannelere saygı başladı mı dersiniz.Ama biz usluymuşuz yahu =) Sizi de sayfamıza bekleriz izleyici olarak.Görün Ece de aynı kişilikte,kitaba karşı garezi var,uymuyor hiçbirşey hayatımıza !...

Anne İş'te dedi ki...

ÖZLEMCİM;DÜN TAM BÜRODAN ÇIKARKEN OKUMUŞ EŞİMİN HADİ GEÇ KALIYORUZ NİDALARIYLA ACELECE ÇIKMAK ZORUNDA KALMIŞTIM.DÜN GECE HEP AKLIMDAYDIN..HATTA ARABADA GİDERKEN EŞİME SENCE BEN İYİ BİR ANNE MİYİM DEDİM?CEVABI ÇOK GERÇEKÇİYDİ;BU SORUNUN CEVABINI SANA EZEL VERMELİ!!!

ÖNCELİKLE SANA ŞUNU SÖYLEYEYİM KOCA YAZ AYINI GECE UYKUSU NEDİR BİLMEDEN GEÇİRDİM..HEP BİR SEBEP VARDI;DİŞLER,GEÇİRDİĞİ VİRAL ENFEKSİYON,TAKİBİNDE 6. HASTALIK ERTESİNDE NEZLE ERTESİNDE BRONŞİT BAŞLANGICI...BAZEN EZEL KUCAĞIMDA,ONU UYUTMAYA ÇALIŞIRKEN SALYA SÜMÜK AĞLADIĞIM DA OLDU...UYKUSUZLUĞUN YARATTIĞI STRESİ İYİ BİLİRİM..EŞİMLE BİLE SIRF BU SEBEPTEN YAŞANAN GERGİNLİKLER YAŞADIK.İNANIR MISIN EZEL İLE YAŞADIĞIM UYKU PROBLEMLERİ BENİ 2. BİR ÇOCUK FİKRİNDEN BİLE CAYDIRABİLİR SEVİYELERDE SEYRETTİĞİ OLDU!

AMA EN DARALDIĞIM ANLARDA BİLE HEP AKLIMA ŞUNLARI GETİRMEYE ÇALIŞTIM;ŞÜKÜRLER OLSUN HAYATTAYIZ,HİÇBİR ÇOCUK ZAHMETSİZ BÜYÜMÜYOR,EN AZ 5 YIL BÖYLE,SONRA GEÇECEK VE BİRGÜN EVDE EZEL'İN GELMESİNİ DÖRTGÖZLE BEKLİYOR OLACAĞIM,BU ŞEHİRDE GECENİN BU SAATİNDE BENİMLE BİRLİKTE UYANIK SAYISIZ KADIN VAR BENCE VE BUNLARIN ÇOĞU BENİM SAHİP OLDUĞUM İMKANLARA DA SAHİP DEĞİLLER...

ÖNCEDEN HERŞEYİ -EŞİMİN YARDIM TEKLİFLERİNE RAĞMEN -KENDİM YAPMAYA ÇALIŞIYORDUM.AMA ÖYLE BİR AN GELDİ Kİ HUYSUZ,MUTSUZ,GERGİN BİR İNSAN OLDUM.ÇOCUĞUMA BELLİ ETMEMEYE ÇALIŞSAM DA TESPİT ETTİM Kİ BÖYLE OLDUĞUMDA İŞLER DAHA BİR SARPA SARIYOR,ÇÜNKÜ HİSSEDİYORLAR!ARTIK EŞİMİN TEKLİF ETMEDİĞİ ANLAR DA BİLE GELEN YARDIM ÇAĞRILARINI ÇEVİRMİYORUM..


ÖZLEM'CİM;BİRAZ DAHA GAYRET EDECEĞİZ GALİBA AMA BEN GÜZEL GÜNLERİN YAKIN OLDUĞUNA İNANIYORUM..

BAKSANA YALNIZ DEĞİLİZ,YALNIZ DEĞİLSİN...FARKLI FARKLI YADA BENZER.AMA HEPSİ GEÇECEK YETER Kİ SAĞLIMIZ YERİNDE OLSUN.


BEN EZEL'İN BLOG DA ÇOK FAZLA BU ANLARI NİYE YAZ(A)MIYORUM BİLİRYOR MUSUN;OLAYIN YOĞUNLUĞUNU YAŞARKEN YAZACAK ENERJİYİ BULAMIYORUM.GEÇİNCE DE BİR EDASI AKLIMI BAŞIMDAN ALIYOR,AMAN DİYORUM DERT ETTİĞİM ŞEYE BAK,BU SEFER DE YAZMAYI ANLAMSIZ BULUYORUM.HA BİR DE KİŞİSEL BLOG OLUNCA BİRAZ ORAYI KULLANIYORUM SANIRIM..

SEVGİLERİMLE özlem'cim,karabiberimi öperim

Güneş Büyüktelli Akay dedi ki...

Bloglarda bir problem var yavaş çalışıyor yazdım ama gelmedi sanırım.

* YeLiZ * dedi ki...

Hicbirimiz kusursuz degiliz ama bazi anneler kendini ve cocugunu kusursuz gostermiyor degil..Onlar seni yaniltmasin , yok oyle bisi

Bak yedirme konusunda oturdum agladim gene.Yemiyor !! Esimlede papaz olucaz yakinda , cunku bana surekli doktorlarin dedigini tekrar ediyor

-Enerjisi ve sagligi yerinde olduguna gore , kosup zipladigina gore sorun yok !

Seninkide baya hareketli masallah

Bu arada sen , ben ve yasi bizimkilere yakin olan bebelerin anneleri zor bir doneme giriyoruz.Artik degisiyorlar
Yakinda bir yazi yayinlayip bir dvd onericem ,cok kisi faydasini gormus..Belki duymussundur
happiest toddler on the block.

GURUP AKTIVITELERINE gelince.Benim oglum 5aylikken basladi ..Asla guruba katilmiyordu o zaman bile .Millet gider mersine ogider tersine..Hala butun gurupoyuncaklarla oynaiup sarki soylerken benimki ordakidolaplarin kapaklarini acmaya calisiyor.Olsun , genede gurupaktivitesinde sayiyorum ben onu .Sonucta etrafinda birsuru cocuk goruyor , onlara karsi nazik olmayi ogreniyor ve mutlu Mutlu olsunda nasil olursa olsun

Ben uyku sorunu hic yasamadim ama yemek yemiyor ..Yaziyorum bir yazi , anneler bacilar kosun yardima gelin seklinde hehe Hepsi tecrubelerini yazinca anliyorum ki sadce benim oglana has sey;ler degil bunlar ve hesi ile asa cikmanin yollari var

sevgiler

ELİF dedi ki...

özlemciğim,yazını henüz okuyabildim.bence sinirlenmeyen,üzülmeyen,bağırmayan anne çok azdır ama yok değildir.Zaman zaman bende blogumda bunaldığımı,uykusuz kaldığımı vs.yazıyorum ama insan bilgisayarının karşısına zaten genelde sakin olduğu zamanlarda ve çocuğunun yanında olmadığı zamanlarda yazdığı için güzel şeyler yazıyor aslında.Ve de örneğin "ben bugün kızıma bağırdım "diye yazdığında bi sürü can sıkıcı yorum geldiğinden belkide"Bağırma annesi o daha minicik "vs.diye yazamıyoruz çoğu zaman.Ama şunu biliyorum ki bu işin mükemmelini yapan yok.Sadece bu dönemleri biraz daha sabırlı olarak atlatacağımızı düşünüyorum(bende pek yok ama...)biraz daha sabır hayatım....

Demet dedi ki...

özlem merhaba iade-i ziyaret yaptım ..
herkes dogru yazmış zaten ben de yazayım sana kafamdakileri..bir kere toplumda kadın çok iyi bir eş ve anne olacak aynı zamanda güzel bakımlı gezecek mümkünse bir de kariyer yapacak diye devamlı empoze edilen birşey var..dergiler reklamlar ünlü annelerin hayat tarzları üstüne bir de bahsettigin mükemmel görünen anne blogları var..ben de sinir oluyorum okudukça..eskiden daha çok yazardım özelimi kafamdakileri ama annelerde çok az rastladıgım için yakınıyormuşum gibi hissettim kafam fırtınalıyken değil de deniz'le ilgili yaşadıklarını anlarını yazar oldum..ben de kendimi eksik buluyordum onlar beceriyor ben nasıl yapamıyorum diye..işten ayrıldım evde bazen kafayı sıyırıyorum bebekle vakit geçirmek istiyor ama ev işleri yemek yapmaktan vakit ayıramıyorum ya da mutlaka birşeyler eksik kalıyor..evde hergün yardımcısı olan temizlige yemege ancak keyfi el süren bütün zamanı işleri ve kalanı da çocukla "kaliteli "zamanla geçirenler bahsettiklerin eminim..ben de deniz'e uygun yemek yapıp öyle mukellef sofra kurmuyorum ev de her zaman mis gibi değil ona daha çok vakit ayırayım bu arada ruh saglıgımı bozmayayım diye çabalıyorum işte :) çalışamayıp bütün gün evde olursan daha da zor inan peşinde koşan bir ufaklıkla ancak o uyurken iş yapabiliyorsun..
neyse herkes dertli bu konuda kesinlikle yalnız sen deilsin
sevgiler görüşürüz

Irmakbebek dedi ki...

yazını da yorumları da dikkatle okudum ve bir ohhh çektim canım.sıkıntına üzüldüm tabi ama insanın yalnız olmadığını hissetmesi de ayrı bir rahatlık veriyor.ben blogu en çok da bu yüzden tercih ettim zaten!
aynen demek istiyorum.aynen ırmakta nilsu gibi bu aralar son derece inatçı,eline ne geçerse yere atıyor,yapma dedikçe gözlerimin içine baka baka daha fazla yapıyor.gece uykusu mu?o da ne?ben doğduğundan beri uykuyla en çok mücadele edenlerden biriyim 2-3 gün boyunca yarım saatlik uykularla geçirdiğimiz günler de oldu.şimdi bu kadar değil tabi ama yine de uykuyu sevmiyor.ve benimde elimden daha fazlası gelmiyor.
onun için canım;tabiki yapabildiğimizin en iyisini yaparak;ama çok da yıpratmadan ilerlemek gerekiyor.ben de yalnız ve evde büyütüyorum.bazen çalışan anne olmak mı yoksa evde kendimin bakması mı daha zor düşünüyorum???
lütfen sıkma canını.emin ol yalnız değilsin.
sevgiler

mummy dedi ki...

Canım öncelikle herkesin söyledği gibi emin ol yalnız değilsin..Her anne çoğu zaman yaşıyor bu duyguları,yaşamıyorum diyene yalan diyebiliriz sadece..

Uykusuzluk konusunda o kadar iyi anlıyorum ki seni..Benim 1 yaşına kadar onbeş dakkada bir abartmıyorum onbeş dakikada bir uyanan bir bebeğim vardı..1 yaşına kadar uyuduğum gece uykusu toplamda üç saati geçmemiştir..Yanımda kalanlar (annemler,ablamlar) şok oluyodu Ece'nin uykusuzluğuna,hiçbir sebebi yok,diş değil,sancı değil,açlık değil sadece emme isteği..15 dakikada bir uyanan ve emmeden uykuya dalmayan bi bebek..Karşılıklı ağlıyoduk çoğu gece,o ağlıyodu ben ağlıyodum..Bir ara çok yazdım bloğumda da..Evet arkadaşlar da çok destek oldular yorumlarıyla ama baktım ki çare olmuyor insanın derdine..İş insanın kendisinde bitiyor çünkü..Kimse senin yaranı saramıyor,kocan bile..Annaeliğin kolay olduğunu kimse söylemdi sana deyip katlanıyorsun başka çaren var mı..Uyanmadan uyuduğu bir tek gece olmadı daha..Hala 5-6 kez uyanıyor geceleri ama ben buna şükrediyorum,çoğu insanın şikayet ettiği şeye şükrediyorum geçirdiğim bir seneden sonra..Yani diyeceğim o ki geçiyor hepsi unutuluyor..Unutulmasa insanlar nasıl ikinci üçüncü çocuğu düşünürler ki zaten..

Bi de bence anneler kendi duygularından ziyade bebeklerini dile getirmekten hoşlanıyorlar bloglarında..Kendimi anlatsam ohoo o kadar çok şey var ki yazmak istediğim,o kadar çok dert,kızgınlık,bebeğime sıra bile gelmez..Unutuluyor,insan hafızası kötü şeyleri silmeye daha çok meyilli oluyor,dile gelmiyor kızgınlıklar..Blogların öyle toz pembe görünmesi ondan..Kimseninin mükemmelliğinden değil bence..

Kendini suçlama yaşadığın duygular için..Annelik hep öyle agucuk muck muck değil,kızacağız da belki arada bağıracağız da,bunlar da hayatın gerçekleri..Mümkünse aile büyüklerinden yardım iste bence de arada..Yalnız çocuk büyütmek çok zor..Arada annemin yardımları olmasa ben şimdi depresyon ilaçları falan kullanıo olurdum eminim o kadar uykusuz geçen aylarımdan sonra..

Allah tüm annlerin yardımcısı olsun der,öperim yaramaz:) miniğini..

Güneş Büyüktelli Akay dedi ki...

Evet gelmemiş:=) Demiştim kiii..
Kusursuz Anne yoktur özlemciğim benim kanımca, tüm Anneler çocukları için çabalıyor, aralardaki sürtüşmeler illaki her evde oluyor, ama hem çocuktan hem annenin o anki durumuna göre değişebiliyor. Be şeker hallerimizi yazdım mesela, sadece haftasonu tam zamanlı birlikte olduğumuz halde tuzlu hallerimiz oluyor. Her anlarının Tadını çıkarabilmek dileğimle. Sevgiler.

öykününannesi dedi ki...

canım çok dolmuşsun sen :/
bu bir süreç özlemcim. büyüycek kızın, abla olucak. Ama sen sık sık yorulacaksın bu süreçte.
bunları tabiiki yazıcaksın. kızının bloğu değilmi? ilerde bunları da okuyacak ve bebekliğin anne için ne kadar zor ve fedakarlk gerektiren birşey olduğunu anlıycak.
biraz zamana ihtiyacınız var minnoşun düzene girmesi için.
not ekliyim: evet bu anlattıkların çoğunlukta. ama yastık gibi koyduğun yerde kalan bebekler de var. sağlıklı olduğuna şükredelim canım. sevgilerimle.tuğçe...

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

özlemcim
herkes zaten tatlı tatlı yazmış
ben de sana ne yazsam derken post yazmaya karar verdim. mükemmel annelik hiç aslında önerilen bir şey değil,bunu bil istedim
sevgiler

durununannesi dedi ki...

Özlem'cim...Ben bu yazının altına imazmı atarım.Son yaşadığımız günleri o kadar iyi anlatmışsın ki.al benden de o kadar.Hepimiz elimizden geleni yapıyoruz.
Bu arada biz de ctesi mygym'deydik ama karşılaşamadık.Dersiniz 16:00'dan önceydi heralde.

denizanasi dedi ki...

bak ben o blogculardan değilim:)) arada bir patlarım. sonuç olarak blogu tutma amacım iyisiyle kötüsüyle oğlumu anlatmak ve ilerde de onun bunu okumasını sağlamak.
bence kendini üzme. bizler hiçbirimiz mükemmel değiliz, çocuklarımız da öyle...

Müge'nin anası dedi ki...

hepsi geçicek hiç kimse mükemmel olamaz ki ne mümkün hergün hızla büyüyp gelişen değişen hayatlaru-ına uyum sağlamaya çalışan zaman zaman aksi,inatçı ,hırçın ,sürekli ağlayan isteklerini ağlayarak yaptırtmak isteyen asla uyumasın isteyen evlatlar bizlerin sınırlerını ne kadarda zorluyorlar değilmi evet haklısın belki kinse bunu dile getirmiyor ama bağırmayan ,kızmayan ,belkide yerine göre poposuna bi tokat atmayan varmıdır olamaz olamaz .
herkes belki gelişimdeki pozitif tarafları yazıp negatif tarafları göz ardı ediyor ama .hepimiz dönem dönem çileden çıkıyoruz .senin gibi yakın zamanda bende koptum ama kısa sürede topladım hepsi geçicek allah evlatlarımıza sağlık sıhhat versin gerisi geçeçek.kendine iyibak sen özeldin bi annesin

Güneş Büyüktelli Akay dedi ki...

İyi Bayramlar..

Tibet'in annesi dedi ki...

Aslında kimse mükemmel anne değil tabi ki. Dijle çok güzel dile getirmiş neden kötü anların yazılmadığını. O anlarda zaten yazacak enerjin olmuyor, geçtiğindeyse aynen dediği gibi "bunu kendime dert mi edeceğim, geçti işte" diyorsun. O kadar zorlukları bir yana, küçücük bir gülüşleriyle herşeyi unutturuyorlar insana. Ben o yazıyı yazdıktan sonra sanki Tibet'le bir daha hiç atışmadım mı? :) kavganın bini bin para, ama beni kızdırdığını anlayıp, anneemmm diye sarıldı mı bitiyor ya da o günkü gibi küs yatıp, ertesi sabah herşeyi unutmuş bir şekilde uyanıyoruz... Çocuk düşe kalka büyüyor, bizler de deneye yanıla anne olmayı öğreniyoruz. Elbet bu günlerde geçecek ve bizler uğraşlarımızın boşa gitmediğini göreceğiz :)

Ege Sönmez dedi ki...

Merhaba Emin ol ki yalnız değilsin herşey o kadar çok benziyorki...
Benimde sinirlerim alınmamış sanırım sabır etmeye herşeyin yoluna gireceğini kendime inandırmaya çalışıyorum. İyi bir annemiyiz? ben iyi olduğumuzu düşünüyorum burdaki herkesin tabi buna yavrularımızın cevap vermesi gerekir ama biraz bekleyeceğiz bunun için :)
İnatlaşmalar
Gözümün içine baka baka yapmaması gereken şeyleri yapmalar
Yemekleri aşağı atmalar bilerek istiyerek inadına...
Uyumakta güçlükler bu arada benimki 16. ayını doldurmasına rağmen hala düzene giremedik.
ve en çok benzer özelliğimiz
hala anne dememesi :)