17 Nisan 2009 Cuma

Eğlence mi, işkence mi?

Tarih: Geçen hafta sonu (Yine gecikmiş bir post)
Olay mahalli: Mutfak

Pazar sabahı, evin hiç şaşmayan alarmlı saati sevgili kızım Nilsu nedeniyle, çok erken saatlerde kalkmak zorunda kalan ben, yarı uyur bir şekilde kahvaltısını hazırladım. Bir gözüm kapalı, diğeri kapalıyla açık arasında küçük cimcimenin karnını doyurduktan sonra, birlikte yürüme turlarına başladık. Bu arada Babakuş sıcacık yatağında mışıl mışıl uyuyor ve belki de rüya görüyordu. (Biraz kıskanç mıyım ne?)

Sonra birden aklıma dahiyane bir fikir geldi. Dahiyane dediysem fikir değil aslında dahiyane olan. Ne zamandır aklımda da bir türlü uygun zaman yaratamıyorum. Dahiyane olan uygun zamanın geldiğini farketmemdi... (Ne akıl ama!)

Sevgili Güneş ve Zeynep'in ABA hakkındaki yorumlarını okuyunca hemen ben de bir tane edindim... Sonra hamurla tanışma oyununu görüp, "Harika, bunu mutlaka yapmalıyız" dedim. Dedim ama günler, günleri kovaladı, uygun zaman bir türlü oluşmadı...

Şimdi "İşte budur" demişim, artık durur muyum ben? Açtım kitabı... Bir su bardağı un, iki fincan su, bir tutam tuz... Koku duyusunu harekete geçirmek için de biraz tarçın...

"Tamam her şey hazır. Babakuş uyusun bakalım... Biz çok daha eğlenceli bir şey yapacağız." diye konuşuyorum coşkuyla kendi kendime...

"Her şey yazıldığı gibi yapıldı ama neden bu hamur sürekli elime yapışıyor? Bir tuhaflık var bunda. Biraz daha un koyayım ben en iyisi... Yok olmuyor... Daha fazla una ihtiyaç var... Tamam unu bitirdik ama önemli değil... Hay Allah niye böyle ya? En iyisi biraz yağ koymak... Ellerim de berbat önce yıkamalıyım... Üff ne zor temizleniyor..." şeklinde süren bir iç ses aldı sonra bu coşkunun yerini...

Ne yaptıysam düzelmedi. Tarif mi yanlış, un mu kötü, yoksa ben mi yanlışım?... Olabildiği en iyi haliyle koydum hamuru Nilsu'nun önüne. Önce bir dokundu... Korkuyla çekti elini. Alışık olmadığı bir şey tabii. Sonra uzunca süre dokunmak istemedi. Korkulacak bir şey olmadığını, çok eğlenceli olduğunu anlatmaya çalıştım onun diliyle. Sonunda ikna olmuş olacak ki, elini daldırdı içine. Ama o ne? Eline yapışan ve bir türlü bırakmayan bir şeyler var. Hemen öteki eli yetişiyor yardıma... Ama durum daha da kötüleşiyor... Ve bizim ki başlıyor söylenmeye... Nasıl sinirli, nasıl komik ama... Ben gülme krizi içindeyim... Koşarak fotoğraf makinesini getiriyorum. Bizimki inanılmaz bir gayretle kurtulmaya çalışıyor hamurdan, ben kopmuş durumda... Ellerim un içinde, yapış yapış... Bir iki poz çekebiliyorum en fazla benim gülme krizimle, Nilsu'nun sinir harbi arasında... Durumu sonlandırmam gerek yoksa cimcime fena sonlandıracak... Temizlenmeye gidiyoruz... Suyla oynuyoruz bu arada da, sakinleşebiliyoruz. Mutfaksa savaş alanından beter... Her yer bembeyaz, her yer de bir hamur tabakası... Üstüm başım berbat... Ve bu eğlenceden miras uzun bir temizlik faaliyeti... Hem de pazar pazar, hem de Babakuş sıcacık yatağında mışıl mışıl uyurken...

Hayır hamur işlerinde hiç iyi olmadım ama yeteneksizliğin bu kadarı da fazla... Yine de çok eğlendik biz... En kısa sürede tekrarı denenecek tarafımızdan...

17 yorum:

ELİF dedi ki...

hay allahım ya,işyerimde kendi kendine gülen bi tip yaptın beni buralarda, ben hiç teşebbüs etmedim ve anladım ki etmemeliyimde çünkü bende en az senin kadar becerikliyim bu hamur işlerinde:))

Gökşen dedi ki...

Nilsu'nun annesi'cim, (ama ben senin ismini öğrenmek istiyorum, bu şekilde hitap edemiyorum... daha önceki yorumlarımın birinde de yazmıştım sanırım, niye gizliyorsun ismini yahuuu :)))

Neyse konumuza dönelim, bence sen oyun hamuruyla başla bu aktiviteye, hepiniz için daha sağlıklı olacak :))

esin ve ömer dedi ki...

ÇOk güldüm ya,hamur olayına:)
Bence unu biraz daha artırman lazımmış ve marka reklamı gibi olcak ama söke un en güzeli:)

Anne İş'te dedi ki...

KOPTUM VALLAHİ:)))
ANA/KIZ PEK BİR HAMARATSINIZ ÖZLEM'CİM.HELE NİLSUNUN DOMBİLİ ELLERİ,PARMAKLARI YOK MU;SEN BİR ARA ÖPÜVER VE KISKANÇLIK MI DEDİN?
NEREDEYSE HOCAEFENDİ İLE UYANIP,HORUL HORUL UYUYAN BABAKUŞLARI KISKANMAK HEM DE;YOK OLMAZ ÖYLE ŞEYLER:)))

zeynep dedi ki...

özlemcim, şimdi kendi oyun hamuruma baktım, bu haliyle civık biraz daha un kattım yazmışım:)) ama o hamur hakikaten cıvık olmuş ya, baksana mıncık mıncık olmuş kuzu.

biz de hamur sonrası, yağdan mütevellit bir banyo yapmıştık.

ABA, oyunların anne ve bebek için de eşref saatinde oynanmasını tavsiye ediyor:))

bir de, yerde bir örtüde daha mı özgür olabilirdi diye düşündüm ben?

haaa bir de, kıskançlık değil canım o, haksızlığa uğradığını anladığın andır:))

Güneş dedi ki...

Özlemciğim bende pc başında işyerimde güldüm anlatımına ama çok güzel bir aktivite olmuş bu:) zaten bebek için bir aktivite var hani yapışkan kağıt üzerine çıplak ayak ve ellerini temas ettirmesine izin verin şeklinde,çok eğlenmişsiniz ne güzel ama tabi babanın uyuması ve temizlik dışında :) ben henüz ortam bulamamıştım bu oyun hamurunu yapmak için aslında bir de kendimce sıralama yaptım henüz erken diye düşündüm oyun hamuru için:) hatta bu gün bir sitede gördüm onunda çıktısını aldım hani ABA kitabındaki tutmaza alternatif olsun diye,bu tarifte yağ yok mesela? deneyerek öğreneceğiz.
Erken demişken biz yarın begümle tiyatroya gideceğiz :) merak ediyorum tepkilerini...
Sevgiler..

Maya'nın annesi dedi ki...

Özlemcim alsana bir tane, ne gerek var :)))) alemsin vallaaaa :)

banu dedi ki...

Özlem supersiniz... Nilsu'nun yüz ifadesini gözümün önünde canlandırıyorum da :))))

sinem dedi ki...

Ya bu babaların uyuyup anneleri erkenden kalkma sorunsalı heryerde var galiba. Bende sizinle oynamış gibi gülümsedim yazını okurken ve zülal ne tepki verir diye düşünmeden edemedim ama bu aralar bi tembelim bi tembelim sorma

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Elif bir de burdan izlemeliydin:) Kendinle dalga geçmeyi sevenlerdensen deneyebilirsin... Eğlenceli bir tarafı da var hani:)

Gökşen aslında adımın Özlem olduğunu çok kişi biliyor artık. Bundan sonra sen de kullanabilirsin:) Gizlemek değil sadece geri planda tutmak istedim kimliğimi:) Haklısın galiba benim gibiler için en sağlıklısı oyun hamuru:)

Esin tavsiye ettğin unu bundan sonra oyun hamuru için değil ama pasta,yemek vs. de kullanacağım mutlaka:)

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Dijle sorma hamaratlıkta üstümüze yok. O dombili elleri memnuniyetle öperim:)Kıskançlık konusunda da çok haklısın... Yok öyle bir şey:)

Zeynep en azından tüm suçun bende olmadığının kanıtıdır bu... Bir dahaki sefere örtüyle deneriz biz de... Nasıl osa alıştık bir kere hamura... Son söz için de diyecek bir şey bulamıyorum... EVET:)

Güneş bilmiyordum öyle bir aktivite olduğunu ama bak işe yaramış:)Sen tedbirlisi valla akıllıca... Tiyatro maceranızı sabırsızlıkla bekliyorum bu arada:)

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Tuğba'cım ben bilseydim başıma bunların geleceğini kalkışı mıydım böyle bir işe... Bakalım sıra hazırında:)

Banu canlandırmak yetmez inan... Görmeliydin cimcimenin çabasını ve öfkesini:)

Sinem anladığım kadarıyla herkes aynı dertten muzdarip görünüyor. Denemelisiniz mutlaka biraz daha büyüyünce... Ama benim gibi yetenek fakiriysen sürprizlere hazır ol:)

Pumpkin dedi ki...

Özlem selam.. uzun zamandır bakamamıştım. sağlık sorunları..
siz neler yapmışsınız böyle.. bayıldım walla.. bend enicedir yapmayı istioyrdum ama erken diye düşünmüştüm.. ama keyifli gbi görünüyor.. buna benzer birşeyi makarna ile yapıyoruz biz.mıncık mıncık yapıyor makarnaları.. baba olayına yorum yok..bizdede durum aynı:)

sermoon dedi ki...

cok tatlisin Nilsu.o eller bidik bidik nasilda yakismis hamur:)))

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Pumkin valla oyun anı keyiflidi ama temizlik kısmı için aynı şeyi söyleyemiyeceğim. Çok geçmiş olsun... Çabuk toparlanman dileğiyle:)

Sermoon çok teşekkür ederiz... Biz böyle acayip hamaratız işte... Sevgiler:)

Irmakbebek dedi ki...

ilk fırsatta ben de deneyeceğim.
ayrıcaaa yerim ben onun ellerini vallaaa yerim :)

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Irmak bebeğin annesi çok teşekkür ederiz... Bence de mutlaka:)