21 Kasım 2011 Pazartesi

Bayılırım Flamenko'ya





Sevgili bloğumun yaşamımızı sürekli geriden takip ettiği aşikar... Ama olsun gecikmeli de olsa, araları biraz açılsa da hala istikrarlı bir şekilde devam ediyorum. Oldukça büyük kayıplar verdik. "Onlar kendilerini bilir" diyerek birilerine göndermemi de yapmayı ihmal etmiyorum.

Geçen seneki 4 günlük kaçamağımızdan sonra bu sene de Nilsu'suz bir plan yaptık. Nilsu'suz dememe bakmayın, zira miniğim her an bizimleydi. Günler öncesinden yüreğime çöreklenen o tarifsiz acı, geri sayım başladıkça şiddetlendi, vicdan, sorgulama, korku ve kaygılarla harmanlandı. Aslında niye tarifsiz diyorum ki? Biliyorum ki her anne için bir tarifi var.

Bu gidiş benim için daha zordu çünkü geçen seferki gibi Türkiye sınırları içerisinde olmayacaktım... Üstelik 6 gün sürecekti. Kendimi komik duruma düşürmemek için aklımdan geçen senaryoları, kurguları buraya yazmıyorum. Ama bir ipucu vereyim, herkesi bezdirecek cinstendi. Ben de baktım ağzımı açar açmaz zılgıtı yiyorum, herşeyi kendi içimde yaşadım. Güvenilir ellerde olduğunu bilsem de bırakıp gitmek gerçekten çok zor.

Tadı kaçmasın diye bir gün öncesine kadar bir şey söylemedim. Sonra babasıyla uzak bir yere gideceğimizi ve babannesinde kalacağını söyledim... Orda olmaktan keyif aldığı için olgunlukla karşıladı. Parmaklarımla kaç gün olacağını gösterdim. O son gece uyuturken ne çok kokladım, ne çok sarıldım...Ve bir yanımı bu şehirde bırakıp, yola çıktım.

Asıl zor olan gitmek değil, asıl zor olan kalmak. Abuk sabuk senaryolarımı saymazsak ben en çok kalanım için üzüldüm. Onun ne hissedeceğini düşünüp içlendim. Yoksa ben ne kadar özlesem de, ne kadar onu düşünsem de, benim için elbette çok daha kolay geçecekti... Bilmem anlatabiliyor muyum ne demek istediğimi? 

Neyseki onun için de çok sancılı olmadı. Her gün parmaklarıyla gün saydı kuzum. Yine de bir kaç kez özellikle karanlık çöktüğünde "Annem gelsin, annemi istiyorum ben" diye ağlmış. Bundan mütevellit, bu anların birinde torunuyla birlikte ağlama yolunu seçen dedesinden dönüşümüzde ayrı bir zılgıt yedik. "Bundan sonra ya oturun oturduğunuz yerde, ya da nereye gidiyorsanı sıpanızı da götürün" diye...

"Ayrılıkların en güzel yanı kavuşmaktır" derler ya öyle işte... Başka söze ne hacet... Onu ise bize kavuşmak kadar mutlu eden bir başka şey daha vardı. Flamenko elbisesi ve ayakkabısı... Öyle ki onlarla yatmayı isteyecek kadar...

22 yorum:

Anne İş'te dedi ki...

Özlem ba-yıl-dım:)Ve grünen o ki Nilsu'da bayılmış,maşallah.

elif ada dedi ki...

Fotograflar muhteşem, minik flaminkocu daha muhteşem. Sırf bu elbise için değmiş bence

Filiz dedi ki...

valla çok doğru söylemiş dedeniz, benim kızım 7 yaşında ilk kez 15 gün önce kaldı dedesinde çok önemli bir sebepten onsuz geçti bir gecem kardeşim komadaydı, ama son olsun istiyorum ben nereye o da oraya :) elbise bayıldım nasıl güzel yakışmış öyle hele o ayakkabılar aman allahım süpersin cimcime :)

hypo dedi ki...

çok güzel ama.
nazar değmesin:)

elif-kayra dedi ki...

önce bu minik Nilsuya mı ait acaba dedim yazının sonuna yaklaştıkça şaşırdım :)) negüzel yakışmış .. maşallah.

çokoprenses dedi ki...

süper yakışmış,çok tatlı yaa.

Tibetin annesi dedi ki...

ama çok yakışmışşşşşş! ve evet, şu içimizdeki susturmalıyız eğer gideceksek biryerlere ama ne yazık ki bunu başarabilen anne çok az sanırım ve ben de onlardan olamadım daha :(

Burcu dedi ki...

Allahım bu ne güzelliktir :) Tek kelimeyle süper süper...

anneyazar dedi ki...

Çok yakışmış, nice güzel günlerde kullansın:) İspanya maceralarını da isteriz:)

PASTA KÖŞESİ dedi ki...

Ama çok ama çok cici olmuş bu prenses kocaman maşallah:)

nohut oda dedi ki...

ama yerim o ayakları ben ahh bayldım bayıldım:))

füsfüs dedi ki...

ah yerim o ayakları yerim:)))

AYÇA dedi ki...

Harikaaaa :) çok yakışmış nilsuya da. maşallah :)

meyra dedi ki...

ben yerim bu minik flamenkocuyu:))

kiraze(zübeyde) dedi ki...

o cicis ayakklarini yerim ben onun :) elbisesi her seyi cok guzel yakismis prensesine canim :)

Serpil dedi ki...

Çok tatlısın sen Nilsu'cum. Fotolar icin annenin ellerine saglik.

'Berrin' dedi ki...

yaaa bende ıstıyorummmmmm :)

hangı ulkedeydınız ıspanya mı :)

Sen Gelince dedi ki...

Dijle'cim aynen öyle:)

Umur aklımdan geçmedi desem yalan olur:)

Filiz çok geçmiş olsun. Umarım şimdi iyidir kardeşin:( Teşekkür ediyorum:)

hypo çok teşekkürler:)

Elif'cim çok teşekkür ederim:)

Ceren sevgili annesi çok teşekkürler:)

Sibel teşekkür ederim... Senin gibi düşünüyorum ama çok başarılı olduğumu söyleyemem:)

Burcu teşekkürler:)

Anneyazarım bir ara anlatırım belki:)

Pasta köşesi teşekkür ederim:)

Gülcan:))) Teşekkürler:)

Füsun çok teşekkürler:)

Ayça çok mersi:))

Meyra:))

Kiraze çok teşekkür ederim:)

Serpil'cim çok teşşekkür ederim:)

Berrin:))) Evet İspanya...

Mlke dedi ki...

Ayyy Özlemmmm çok güzel bu kıyafet, ayakkabılar Nilsuu :)))

ayt bayıldım vallahi ama ben yaa :))

Mlke dedi ki...

Özlem tek kelime BAYILDIM....

Bu kadar mı yakışır bu kadar mı güzel olunur, maaşallah yahu :))

Burcu.. dedi ki...

muh-te-şem olmuşşş :)

eviminnuru dedi ki...

çok süper olmuş annesi maşallah fıstık gibi