28 Temmuz 2011 Perşembe

Arıza mı dedin? O da neymiş?


- Nilsu’cum bakar mısın bi?
- Efendim annecim, geldim.
- Şeyyy… Hmmm… Aaaa…Ne diyecektim ben ya? Allah Allah… Niye çağırdım seni ya? (Kendi kendine söylenerek)
- Hımmm tamam ben anladım anne. Senin kafan buruşmuş. (Coşkuyla)

Türçe’ye yeni bir deyim daha eklemiş bulunmaktayız. “Kafan karışmış”’tan daha derin bir anlam taşıdığı kesin. Ha tabii bir de şunu hatırlatmakta fayda var. Öyle “Efendim annecim, geldim”lere kesinlikle kanmamak gerek. Zira bu bilmiş bücür böyle bal kaymak modunda iken bir anda arızaya bağlayabiliyor.

Aslında çocukları idare etmek o kadar zor değil. Sadece doğru zamanda doğru kelimeleri bulmak, akıllı adım atmak gerekiyor. Tabii arıza durumlarında ağzımdan aynı lafların çıkmasını kimse bekleyemez. Eee öyleyse niye yaşanıyor bu arıza durumları? Canım biz de insanız. Bazen çözüm üretecek, taktik gelişterecek lüksümüz, vaktimiz, sabrımız ya da enerjimiz olamıyor mesela.

Dün akşamdan masanın üstünde bir küçük paket browni kalmış. Sabah masanın üstünde gördü ve ben müdahele edemeden aldı. Daha kahvaltı bile yapılmamışken “Aç yiyecem” diye tutturdu. “Olmaz” dedim, “Kahvaltıdan sonra belki”… “Beklinin sebebi hani unutturabilirsem ya da ikna edebilirsem söz vermiş olmamak. Anneye bak! Daha bulunduğu krizi halledememiş bir sonraki step için plan yapıyor…

Neyse ne yaptıysam ikna olmadı, mızmızlanmaya başladı. Bir tarafım “Amannn yesin de kurtulayım sabah sabah şu arıza modundan” diyor… Ama öteki taraf Gururlu, sağlam, kararlı… Hani bir kere de ağızdan “Hayır, olmaz” çıkmış ya, dönmemek için direnmesi gerekiyor…

“Nilsu’cum bir fikrim var” dedim… “Şimdi kahvaltıdan önce yemememiz gerekiyor ya. Sen en iyisi al bunu, git odana, kapıyı da kapa, sonra da kimsenin bulamayacağı bir yere sakla. Akşam kreşten gelince ordan alıp yersin hemen olur mu? Ama su senin sırrın olsun. Bana bile söyleme sakın tamam mı?”... “Tamam” diyerek gitti odasına. Kapı kapandı. Çatır çutur sesler geldi. Sonra da “Sakladım” diye çıktı odadan.

Hey Allah’ım, inanamıyorum. Bu kadar kolay mıydı? Acaba bu sabah şans benden mi yana? Yoksa doğru zamanda, doğru kelimeler ve akıllı adım tezi doğru mu? Doğruysa bile bu kadar sakin kalmayı başarabilir miyim bir kez daha?

9 yorum:

Deniz dedi ki...

Kesinlikle haklısın Özlemcim,annelik manupilasyon sanatı. Ve fakat her zaman o sabır ve zaman olmuyor.

Bizimki bu sabah kahvaltıdan önce milka bulmuş (şu çocuk için olan sütlülerden neyse ki) bi baktım yiyor, önce eyvah oldum ama biliyor musun bazen ilk onu yemek iştahını açıyor, belki de tatlıyı bastırmak içni bi güzel yiyor kahvaltısını... Böyle sonuçlar olunca da diyorum ki, amaaan kasma, koyver gitsin :))

Mlke dedi ki...

Mideye saklamış olmasın çaktırmadan :P

O kadar da değiller artık değil mi? :))
Bende çoğu zaman yemekten sonra diye unutturmaya çalışıyorum, yemek yiyor ama unutulmuyor :))

çakıltaş dedi ki...

Ya kopya gibi olmasın ama ben de okurken ' yedi heralde' dedim:) cin gibi bu bücürler çünkü, olur mu olur...

bi de 'manüpilasyon sanatı' pek doğru bi ifade olmuş annelik için! katılırım!

Burcu dedi ki...

Bence kesin yedi :))

elif ada dedi ki...

Harika bir fikir bu Özlem. İzninle ben de kullanayım. Ama "buruşuk kafa" beni benden aldı. Şirineyi öp benim için

AYÇA dedi ki...

İyi fikir :))

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

yarın cumartesi ve kahvaltı öncesi birşey isterse aynen bende kopyalıyorum :D

Alyamaya'nın Esra'sı dedi ki...

"arıza" kelimesini okuyunca "işte benim ki bu" dedim.. arızanın önde gideni beni Alya'm.. ben koyverdim artık.. onu denetle bunu denetle.. nereye kadar.. kafayı sıyırmak üzereydim en son.. artık çok üstelemiyorum.. iyi mi kötü mü bilmem ama şartlar bunu gerektiriyor bazen..

füsfüs dedi ki...

yemin ederim denedim işe yaradı, şu saklama numarası:) sağol varol