31 Ocak 2011 Pazartesi

Kim demiş büyümek zor diye?


Büyüdükçe aylar önemini mi kaybediyor nedir? Kaçırmazdım eskiden ay dönümlerini. Şimdi arada birini yakalarsam ne ala...

3'e 4 kala her şey süt liman, küçük cimcime bal şeker kıvamında... Aslına bakılırsa, 2 yaşın hemen ardından başlayan (Yok ya bizde öncesinde bile vardı), tatilde tavan yapan krizler çoktan mazide kaldı... 2 buçuk yaş bizim için dönüm noktası oldu kelimenin tam anlamıyla... Her konuda diyebilirim hatta... Şimdi dile getirdim ya kesin hortlar birden bire... Neyse ben söylememiş olayım , siz de duymamış olun...

Bir zamanlar hiç kendi kendine oynamadığından şikayet ederdim... Şimdilerde akşam eve gelir gelmez odasına dalıyor... Uzun süre tek başına takılabiliyor. Oyunlar kuruyor, bebeklerini konuşturuyor, yüksek kuleler yapıyor... Bir de resim... Öyle çok yetenekli olduğunu, müthiş eserler çıkardığını söyleyemem ama resim yapmayı çok seviyor.

Onca kitap almama rağmen pek de ilgili değildi bizim bücür kitaplara... Son bir kaç aydır sürekli kitap okumamı istiyor... Odaya kontrol için girdiğimde sıkça elinde kitapla buluyorum... Resimlere bakarken ezberlediği cümleleri tekrarlıyor. Ben de mest oluyorum tabii...
Bıcır bıcır ama bıcır bıcır konuşuyor. Öyle de gür bir sesi var ki... Tamam biz alıştık ama sessiz olmamız gereken ortamlarda ne yapacağımı şaşırıyorum... Kendini ifade etmesini çok iyi biliyor, istediğini yaptırmayı da... Haa bir de rol kesmeyi...

Adam seçiyor... Neye göre bilmiyorum ama seçiyor... Sanırım erkeklerle pek sorunu yok... Sorun daha çok kadınlarda... Orta yaş teyzelere karşı pek katıyız... Genç olanları bir kısmına bayılıyor bir kısmına uzak duruyoruz...

Konuşuyoruz... Gerçekten konuşabiliyoruz... Beni dinliyor, anlıyor... Sohbet ediyoruz eskiden olmadığı şekilde... Hani büyümek zor yazmıştım ya... O işin başka boyutu... Bu pencereden baktığımda antık Nilsu'lu hayat eskisinden çok daha kolay, çok daha neşeli...

Dip: Fotoğrafların konuyla ilgisi yok tabii... Neşeli deyince mini mini cüceler geldi aklıma o kadar...

18 yorum:

elif ada dedi ki...

Özlem, çok güldürdü beni prenses. Demek orta yaş teyzeleri seçiyor. Bu çocuklar, bir şey yapıyorsa vardır kesin bir bildikleri... Nedir acep çok merak ettim.

Esin dedi ki...

Giderek daha da kolay daha da keyifli olacak :)))

SERRA dedi ki...

E ne güzel..
Moral oldu bu yazı:))

Burcu dedi ki...

En son görüştüğümüzde Nilsu bana hiç de katı değildi, "genç" olduğumdandı herhal!!! Ne de olsa 20 yaşındayım :P

Alyamaya'nın Esra'sı dedi ki...

bizimde kriz dönemleri bitti. gittikçe herşey daha keyfli hale geliyor.. daha bir ısırmalık oluyorlar değil mi.. bizimki resim yapamyı terk etti bu aralar. kitap ve hayali oyunlar.. aslında hergün yeni birşey çıkarıyorlar..

Anne İş'te dedi ki...

seveyim ben senin adam seçmeni:)))

AYÇA dedi ki...

3 yas sonrası daha rahat olacak eminim. Cocuklar buyudukce zorlasir derler ama su ana kadar hep rahatladığımı gördüm.
Annenin nazarı hemen değiyor çok dillendirme.
Bu arada ay dönümü hakkında çok haklisin. Eskiden boylemiydim. :)

Deli Anne dedi ki...

maşallah diyelim o halde.. nazar değmesin:)

Sen Gelince dedi ki...

Umur valla seçiyor ve itiraf ediyorum çok kötü davranıyor bazen:( Ama bu teyzelerden severken hiç sempatik olmuyorlar:)

Esin bu güzel haber işte:) İki çocuk için de bunu söyleyebiliyor musun:)

Serra olsun olsun:) İnanılmaz farkediyor:)

Burcu'cum sen çıtır abla sınıfındasın henüz:) Ayrıca arkadaşlarının annesi söz konusu olunca durum değişiyor:)

Esra kendi bestelediği şarkılar bizde de çok. Onca alakasız cümleyi nasıl arka arkaya sıralıyor hala çözmüş değilim. Bu arada niye yazmıyorsun özledik sizi çok:)

Dijle seçtikleri hiç öyle demiyordum eminim:)

Ayça ben de umutluyum. Aynı şeyi ben de sürekli söylüyorum. Sadece ergenlik korkutuyor beni. Ve nazar konusunda çok haklısın benim kesin değiyor:(

Deli annem sizden değmez de kendimden hiç emin olamıyorum:)

nohut oda dedi ki...

morelını bozmayalım barı anın tadını cıkar sen:) ne kotuyum ama:)) buudukce o tatlı dıller farklı yormaya baslıyor ama olsun onlarsız hayat cekılmez kesınlıkle...

Gökşen dedi ki...

Resimli kitapları ezberlemek hepsinde var demek ki, ben bir ara Lâl'in okumayı söktüğünü düşünmeye başlamıştım, nasıl bir hafızadır o satır satır, nokta virgül ezberlenir mi? Oyun kurduğunu görmek nasıl sevindiriyor değil mi? :-)

Burcu.. dedi ki...

Çok var değil mi kendi kendine takılmasına? 3'e 4 var demiştin değil mi. Hmmm geçer bir an önce o zaman inşallah :)))

Deniz dedi ki...

Harika o zaman:)

Çok ara verme ama yaz, özlüyoruz

Hande dedi ki...

Özlem ağzından bal damlıyor desem..
İmza terrible two eşiğindeki Beril annesi..

elif-kayra dedi ki...

zaman zaman tabiki inatları tutuyor ama büyüdükçe dahada neşeli keyifli oluyorlar,

Sen Gelince dedi ki...

Gülcan yok yok bozulmaz çünkü bu yazıyı yazdıktan sonra yine küçük çapta bir huy değiştirme durumlarımız oldu:( Ama eskisi gibi değil tabii...

Gökşen ezber konusunda o kadar başarılı değil Nilsu... Bizimki biraz yarım yamalak ezberliyor:(

Burcu geçer geçer merak etme. Öyle bir geçer zaman ki:))) Ben nasıl geçti hala anlamadım:)

Deniz:))) Yaz yaz yaz:)))

Hande:))) Az kaldı:) Bu arada ben sana fotolarını göndermiş miydim?

Elif di mi:))) Ben sevdim bu zamanları:)

Hande dedi ki...

Yok Özlemcim,handeorkun@yahoo.com 'a gönderebilirsen çok sevinirim..

didem dedi ki...

Evet biliyorum iki yas civarlari cok zor. Esas tadi simdi cikicak:)
Buyudukce hele hele daha guzel soz dinledikce arkadas da oluyorlar, espri de yapip gulduruyorlar, beraber yaptigin seyler artiyor.
Tek degismeyen sey sanirim gidiktan aldigimiz o kurabiyemsi tat:)))O buyuseler de ayni