16 Haziran 2010 Çarşamba

Meğer


Ben bu aralar büyümeye taktım kafamı… Daha önce hiç bu açıdan düşünmemiştim… Belki de hiç düşünmemiştim… Ne kadar zor bir şey büyümek… Ne kadar sancılı bir süreç… Biz “Ay inatlaşıyor, aman gereksiz ağlıyor, of paylaşmıyor” filan derken bir de onların gözlüğünden bakmak gerek yaşananlara… Hayatı tanımak, öğrenmek, keşfetmek, bir birey olduğunu fark etmek, öyle olduğunu kabul ettirmek, büyüdüğünü göstermek… Nerden mi geldim buralara? Biz geçtiğimiz hafta sonu şu tuvalet olayını çözmeye kalkıştık… Ne zamandır aklımızdaydı zaten… Evin bücürünün hazır olduğunu epeydir düşünüyordum da ben deniz henüz o duyguyu hissedemiyordum… Derken geçtiğimiz Cuma ansızın karar aldım… “Başlıyorum” deme cesaretini göstermeden başlayamıyor insan… İş tamam demekte… Hem başlamak başarmanın yarısı değil mi?

Cuma akşamı son hazırlıkları yaptım… Yatak koruyucu bez, bol kilot, istenildiğinde portatif lazımlık olarak da kullanılabilen adaptör… Aslında vardı bir klozet adaptörümüz ve uzunca bir süredir ara ara alıştırma yapıyorduk ama bu katlanabilmesi açısından kolayca yanımızda taşıyabileceğimiz bir şey. Yolda ya da tuvaleti uygun olmayan yerlerde de tek kullanımlık poşetleriyle lazımlık olabiliyor… Geceden tüm bezleri sakladım… Sabah uyandığında evde hiç bez kalmadığını, markette de kalmadığını söyledim… Bir heves kabul etti kilot giymeyi… Daha önceki pratiklerimizden dolayı bu işin daha kolay olacağını sanmışım ama birinci gün boyumun ölçüsünü aldım… Evi sular seller götürdü… Bütün gün çamaşır yıkamak ve evi silmekle geçti… Hatta nerdeyse pes ediyordum… Ama küçük hanım benden önce pes etti… Bir ara “Bez, bezim” diye ağlamaya başladı… Eee onun açısından hiç kolay değil… Evde hiç bezimizin kalmadığını hatırlattım… Merak ediyorum içinden ne düşündü?.. İki sene hiç bitmeyen bez nasıl bitmişti?.. Üstelik markette nasıl olmazdı?.. Ne tesadüf ki hafta başı babannesine gittiğinde orda da bez kalmadığını görecekti… Ve gece gündüz yaşanan 12 kazanın ardından gece uyuduktan sonra biz yatıncaya kadar geçen süreçte 1 kaza oldu… Üstünü değiştirirken tuvaletini de yaptırdım… O sırada tamamen uyanık olması gerek ki bu durumdan hiç hoşlandığını söyleyemem… Gece boyunca beni defalarca uyandıran kızım ben onu uyandırdım diye çok sinirlendi… Sabaha kadar bir yandan altını kontrol ettim üç kez de tuvaletini yaptırdım…

İkinci günü üç kazayla bitirdik… Bu arada bu kazalar hep çişle ilgiliydi… Kaka konusunu önceden halletmiş gibiydik… Gece yatırırken inat edip çişini yapmamasına rağmen gece boyunca hep kuru kaldı… Sadece sabah 6.30 sıralarında bir kere yaptırdım… İnsanoğlu güzele ne çabuk uyum sağlıyor… İkinci geceden sonra pek bir mutlu oldum, pek ümitlendim… Ama üçüncü gün gerçekler suratımda patladı birer birer… Gündüz bir önceki günle aynı ama gece felaket… Biz yatıncaya kadar geçen süreçte zaten ıslatmış altını… Değiştirirken tuvaletini de yaptırmaya çalıştım ama inat etti… Sonra sabaha kadar üç kez altına yaptı… Her seferinde tuvalete oturtma konusundaki çabalarım geri tepti… Ve dördüncü gün… Uzun süredir kakasını zaten söyleyen ve bezini çıkarttırıp tuvalete yapan kızım, babannesinin oturma odasını kakaya buladı… Tam “Haydaaaa” demeye başlamıştım ki geceyi yine kazasız geçirdik… Bakalım bir sonraki postta geçtik mi, sınıfta mı kaldık belli olur…

Bu tuvalet olayının asıl bende yarattığı bir duygusal durum var ki en önemli kısım o belki de… Bir bez meğer ne çok şey ifade edermiş… Meğer hayatımızda ne çok yeri varmış… Ve biz anne olarak ve belki baba olarak ne zor büyütürmüşüz yavrumuzu… Ne zor kabullenirmişiz bebeklikten çıktıklarını… Ve nasıl içini sızlatırmış bunu görmek… O bezi çıkartmakla sanki büyümeye zorladım kızımı ben… Sanki omuzlarına kaldıramayacağı bir yük yükledim… Sanki bir daha dönüşü olmayan bir yola girdim… Oysa öperken kokusunu içime çekiyorum da, hala nasıl bebek bebek kokuyor bir bilseler… Dedim ya başlarken “Büyümeye taktım ben” diye onun büyümesi daha çok benim büyümem demek belki de…

11 yorum:

Burcu dedi ki...

Büyüyorlar gözümüzün önünde, onlar bize göre daha çabuk adapte olup, daha çabuk büyümek istiyorlar da biz yavaştan alıyoruz, büyümelerini istemiyoruz galiba… O bebek kokusu gidecek diye mi korkuyoruz? Nilsu büyüdü, büyüyecek annesi.. Ama hiçbirimizin çocuğundaki o mis koku gitmeyecek, bunu kabul etmek gerek.. Biraz daha sık dişini, 10 gün sonunda düzene girecek bu ıslak mevzuu, hem de fazlasıyla..

GüCüBe dedi ki...

Özlemciğim bende kaldıramayacağı bir yük yükledim :( bezlenmeye gelince begüm kendi istemiyor bezlenmek, yaptıoğını görüncede anne koyktum diyor, zaten hep saklanıyor seninde dediğin gibi uluorta yapmıyor, ben yeni alıştığı bir ortamda hemen olsun istemedim kendiliğinden olursa olacak o istemediği için bezlenmeyi ama yuvada problemsiz bezleniyormuş..
Portatif adaptörü nereden aldın aslında banu'nun blogunda da okumuştum ama bende alayım bulunsun.
Gerçekten çok zor.

füsfüs dedi ki...

bana da park yatağı toplamak aynı şeyleri hissettiriyor ve küçülenleri ayırmak. hem güzel hem zor alışmak

ELİF dedi ki...

Ben bu tembellikle gidersem Rüya kendi işini kendi çözecek gibi düşünsem de senin yazını okuyunca vazgeçtim:))) Biraz daha bekleyeyim en iyisi:)) Ama eminim o kokusu hep sana farklı gelecek....

Deniz dedi ki...

korktum :))) korkuttun işte beni: -P

AYÇA dedi ki...

Pazartesi gunü başlayacak olan tuvalet eğitimimizde neler yasayacagimi anlatmissin... Umarım bu sancılı donemi hepimiz en hafif sekilde atlatiriz. Nilsu da eminim bı kaç güne kadar bezsiz hayatta tamamen merhaba diyecek. Resimlerine deli oluyorum ozlemmm...

hayatimdakidler dedi ki...

Ben Durunun gündüz bağlamıyordum bezini..Ama yaklaşık 1 sene ssadece geceleri bağladım..TA ki hiç ıslanmayana kadar..
Gece şu dönemde çok kazalar olabilir..Daha kaslar yeni yeni çalışmaya başlıyor çünkü..

burcu.. dedi ki...

bana çok erken ama zaten bebeğim olmadan önce bile korkuturdu beni bu iş. zor değil mi :(

Bir de ne kadar büyüseler de annelere göre hiç büyümeyecek bu bebekler herhalde..

Tibetin annesi dedi ki...

Bizim adam da çok tepki verdi Özlem. iyi başladık ama en sonunda hem kakasını hem çişini tutmaya vardırınca işi bezlemeye geri döndük (tam çıkartmamıştık üstelik). çok üzülüyorum...

ikiz Bebek dedi ki...

bizimkilerda alıştı yavaş yavaş.birinin kirlettiği yeri silerken arkadmı dönüyordum o da ne bu sefer diğeri salmış :)

fotoyu çok beğendim.

Odil Sezen Metin dedi ki...

İnşallah beze elveda demişsinizdir geçen sürede..Bizde denemelerdeyiz ara ara..