28 Haziran 2010 Pazartesi

Demek ki neymiş?


Ne zaman öndeki için “Yuh be bu kadar da olmaz ki” desem bilirim ki o bir kadındır… Sollayıp geçerken yüzümde gevrek bir gülümseme oluşur… Yanılmadığımın gülüşüdür bu… Birkaç kere yanıldığım olsa da gördüm ki onlar da gerçekten ama gerçekten çok yaşlı amcalar… Kadınlar kötü araba kullanıyor… Kimse alınmasın, kızmasın… Yıllardır araba kullanan bir kadın olarak söylüyorum bunu… Ben de dahil yani… Paralel parkta kadınların neden erkeklere göre başarısız olduğunu bilim bile kanıtlamış… Beynin algılayış şekliyle ilgili bu… Nasıl kadınların da erkeklere göre üstün olduğu şeyler varsa, erkekler de bu konuda bizden üstün işte… Mutlaka istisnalar vardır, olacaktır da… Ben henüz karşılaşmadım o başka… Benim kastettiğim trafik kurallarının nasıl uygulandığı, kimin daha az tehlikeli sürdüğü filan değil… Direksiyon hakimiyeti, pratiklik, seri hareket, manevra kabiliyeti gibi şeyler…

Geçtiğimiz günlerde dayımın Gölbaşı’ndaki yazlık evindeydik… Çocuklar için muhteşem bir yer… Kocaman bir bahçesi olmasından bahsetmiyorum… Şehrin tüm gürültüsünden uzak, site içinde, bazen tek bir arabanın bile geçmediği, börtü böcek seslerinin kuş seslerine karıştığı bir yer… Sitenin sokakları öyle boş ki kediler, köpeklerle birlikte çocuklar da cirit atabiliyor özgürce… Kuzenimin Nilsu’yla yaşıt oğlu Deniz de orda olunca bizim bücür için daha güzel bir yer yok… En büyük keyfi ise kedileri eliyle beslemek… O kedileri beslerken ben de onu rahatlıkla besleyebiliyorum tabii…

Dedesi yani dayım akülü bir araba almış Deniz’e… Zaten inanılmaz bir düşkünlüğü var arabalara… Yani sarılıp uyuyacak kadar düşünün… Tek kişilik ama arkada küçük bir yolcuğu da taşıyabilecek bir alan var… Deniz geçti direksiyon başına, Nilsu arkaya… Küçük beyimiz sanki büyümüş de kız arkadaşını gezdiriyor… Bir havalar, bir havalar… Bizimki çığlık çığlığa gülüyor öyle bir kahkaha yani… Diyebilirim ki bu iki yıl içinde bu kadar keyif aldığı bir an hatırlamıyorum… O an bunu düşündüm ve Allah’a şükredip dua ettim kaşla göz arasında… Deniz bey araba sayesinde sağı solu öğrenmiş… Direksiyon hakimiyeti süper… Geri vitese alıyor… Kendinden emin bir ifadeyle kolunu arkaya atıp, gerçek şoförler gibi geri geri gidiyor… Dar bir yere geldiğinde manevra yapıyor… Çarpacakmış gibi yapıp aniden firene basıyor… Sonra da kahkahaları tabii… Kuzenim “Daha aldığımız an böyleydi” diyor… Satıcı bile şaşırmış mağazada…

Sonra yer değiştirdiler… Nilsu hanım öne geçti, Deniz bey arkaya… Dakka bir gol bir… “Kızım bak arabanın hareket etmesi için gaza basacaksın ayağınla” dedik… Israrla öne eğilip eliyle basmak istedi… Sonra ayağıyla basmayı öğrendi ama basıp çekiyor, sürekli orda tutması gerektiğini idrak edemiyor… Durması için frene basması gerektiğini tüm çabalarımıza rağmen kabullenemedi… Ayağını gazdan hızla çekmek ona daha kolay geldi… Ama görülmeye değer bir sahne… “Dur” deyince iki ayağını birden hızla karnına doğru çekiyor… Ve tabii en önemlisi direksiyonu sadece ellerini koyabileceği bir süs sanması… Ne kadar “Kızım bak nereye gitmek istiyorsan direksiyonu o tarafa çevir” desem de zikzaklar çizmesine, kaldırım kenarlarına çarpmasına engel olamadım… İki büklüm bir şekilde eğilip, koşar adımlarla direksiyonu ben idare etmeye çalıştım…

İki gün boyunca güldük o hallerini hatırlayıp… Tabi bir de çok önemli bir ders çıkardık… Neymiş? Araba kullanma konusundaki başarı erkeklerde doğuştan geliyormuş… Anlatınca bizimkilere annem tutturdu “Nilsu’ya da akülü araba alalım” diye… Nerede kullanacaksak? Üzerinden çok geçmemişti ki sevgili Arda kırmızı bir arabayla belirdi kapımızda… Nasıl sevindi bizim bücür… Akülüsünü kullanma şansımız yok ama artık pedallı bir arabamız var… Her ne kadar şu anda pedallarını çevirmek yerine Fred Çakmaktaş sitili kullansak da…

Not: Çok hazırlıksız yakalandığımız için Nilsu ile Deniz’in arabalı hallerinden tek bir kare bile yok… Sitenin çok sevdiğim yolunda bir baba kız görüntüsüyle idare edin… Ne mi yapıyorlar? Tabii ki heyecanla karıncaları izliyorlar…

25 yorum:

ELİF dedi ki...

Ne güzel bir foto, özlem birgün benim fotolarımı çeksene yine senin çektiğin foto çok revaçta benim alemde:))

Hülyanın Tunası dedi ki...

kesinlikle katılıyorum. kadınlar sözel yeteneklerini çok daha iyi kullanabiliyorlar. kız çocukları kesinlikle kendilerine daha güvenli, daha sosyal, daha az anneye yapışıklar ve daha erken dilleniyorlar. erkeklerse mekanik ya da sayısal zekada daha başarılı. tuna bisiklete ilk kez bindiğinde sağını solunu hemencecik bulup geri geri manevra yapmalara, dar yerlerde beni şaşırtan manevralar yapmaya başladı. ki o güne dek bir kere bile göstermemiştim. kendisine motr-şanzumandan 5 pekiyi vermekle birlikte dilbilgisinden sınıfta bırakıyorum :)

Sen Gelince dedi ki...

Elif'cim teşekkürler:) Çekerim elbet... Belki bu haftasonu Eskişehir'e geleceğiz bu arada... Tabii görüşme imkanımız olur mu bir şey diyemiyorum şu anda

Sen Gelince dedi ki...

Hülya'cım oh be:) Pek çok kadın bunu kabul etmek istemiyor gördüğüm kadarıyla... Evet doğnu Nilsu da özgüveni ve iletişim becerileriyle hep pekiyi alıyor... Ama bisikletini başka bir yöne çevirmek için inip kucaklamayı tercih ediyor:)

Burcu dedi ki...

Var yaa ne zaman bir ortamda kadınlar çok kötü araba kullanıyorlar desem tüm kadınlar üzerime üşüşürler! Hakkaten yazdıkların sonm derece doğru, kesinlikle bir şoforün kadın olduğunu rahatlıkla anlayabiliyorum, ya kadın, ya da yaşlı diyorum ve %95 de tutturuyorum.İnsanın bazı gerçekleri kabullenmesi de erdemdir :) Kırmızı porche'unu güle güle kullansın Nilsucum, demek Deniz o kadar profesyonel.. Biz de akülüsünün sakladığımız anahtarını ortaya çıkaralım bari, güvenemiyordum kullanamaz diye ama belki bizimki de becerir.. erkek yaa... :))

GüCüBe dedi ki...

:)bende katılıyorum sana, uzun zaman oldu kullanalı ama benden daha az bir süre araba kullanan erkek kardeşimle yarışamam ..
Nilsunun o kareleri hoş olurdu :)

betül dedi ki...

bayiliyorum senin karelerine

Sen Gelince dedi ki...

Güneş hep öyle olmaz mı:) Kesinlikle güzel olurdu... Ama yanımda küçük makine bile yoktu... Yani vardı da şarjı yoktu:(

Betül teşekkür ederim... Asıl ben bayılıyorum senin karelerine... Flickr kullanıyorsun sanırım... Ama iş yerinden göremiyorum fotoları o yüzden... Sanırım engelli... Akşamları vaktim olursa evden bakabiliyorum ancak ve göremediğim için de sinir oluyorum:(

Sermin dedi ki...

ben de hiç yanılmam "ya bayan ya amca" derim ve dediğim gibi çoğunlukla bayan çıkar. ama şimdiden belli değil mi? çınar araba görünce çıldırıyor uzun uzun sürüyor onları. kızlarsa bebekleriyle oynuyor, çanta takıyor, süsleniyor. çınar'ı yönlendirmedim hiç, bebek de aldım ona ama o hep arabaları tercih etti.
fotoğraf yine süper omuş. ellerine sağlık.

Şule-Bilge'sMum dedi ki...

ben meraklarından kaynaklanıyor sanıyordum ve de fırsattan,kızlar direksiyon basına gecmeye fırsat bulamazken oğlanlar evden araba kaçırır vs.
demek doğuştanmış :D

esin ve ömer dedi ki...

Biz araba kullanırken çok düşünüyoruz ,işin araba konusunda da derinliğine iniyoruz ,hep suç beynimizde :)))
Ömer ilk akülü araba deneyiminde,ciddi ciddi kullandı gözlerime inanamıştım.Bu doğuştan bir yetenek demiştim.Bende yok :)))
Bisikleti de dar bir alanda içgüdüsel olarak nasıl çeviriyor görsen ,yok yok erkeklerle yeteneklerimiz çok başka :)

Tibetin annesi dedi ki...

Özlemcim, bizimki erkek olmasına ve Nilsu'dan yaklaşık bir yaş büyük olmasına rağmen araba kullanma konusunda birebir Nilsu ile aynı şekilde davranıyor. tek fark o direksiyonu gideceği tarafa çeviriyor, o kadar! ne yaptıysak ayağını akülü arabada gaza, pedallı da pedala koyduramadık, koyduramıyoruz :)))) keşke Nilsu'yla Deniz'i fotoğraflayabilseydin, okurken gözümde canlandı :)

elif ada dedi ki...

Çok keyifli bir yazı olmuş Özlem. Evet evet, mekan algısı kadınların özellikle park etmede iyi olmamasının gerçek sebebi. Erkeklerde mekan algısı çok daha gelişmiş. Kadınlarda ise zaman algısı gelişiyor. Artı bir de erkekler, çok daha erken başlıyor araba kullanmaya ve teşvik ediliyorlar. Bizse hep yanımızda çığlık çığlık bağıran ve eli el frenine yapışmış babalarımızdan ağabeylerimizden öğreniyoruz araba kullanmayı

Sen Gelince dedi ki...

Burcu ayın düşüncede olan bu kadar kişisiniz niye ben bunu tek başıma savunurken yoktunuz bakiyim:) Araba için tekrar teşekkürler:) Doğru sizin bir de akülünüz vardı... Nerde sürecek peki?

Sermin ooo sayımız artıyor:) Ben de Nilsu'yu yönlendirmedim... Hatta bebeklerden önce arabaları oldu hep... Ama yetmiyormuş işte:) Fotoğraf için de ayrıca teşekkür ederim:)

Şule merak da doğuştan geliyor tabii... Belki de bu yeteneğe de merakları neden oluyordur:)

Esin demek Ömer de geleceğin hızlı şoförlerinden:) Artık iyice inandım... Biz bu işte iyi değiliz:)

Sibel güldürdün beni:) O zaman Tibet'cim bir istisna... Ya da hiç belli olmaz sonradan açılacak:) Hem direksiyonu doğru çevirmek de ciddi bir mesele:)

Sen Gelince dedi ki...

Umur'cum teşekkürler... Aynen öyle işte... Bunun da çok etkisi var muhakkak... Ama şartları eşitlediğimizde bile durum değişmiyor maalesef:)

sude naz'ın annesi dedi ki...

ah bu bayan suruculer:))))resim yine cosmus;costurmussun..himm bak sen eve bi sudutyo kur kesinlikle..ilk siraya yaz ama beni olar mi:))

Anne İş'te dedi ki...

Bu kadar mı olur Özlem."ya kadın diyorum ya amca" %90 kadın:(( Ama öyle.hırs yapmaya da gerek yok bence.
Yaradılışla alakalı.Vallahiben Yusuf yanımdaysa hiçgermiyorum tarfiğin stresiyle kendimi...ooohh yaylana,yaylana etrafı seyirle gidiyorum.Ha arada bir Yusuf'a cırladığım olmuyor mu;özellikle sürat konusunda,oluyor ama yinede yan koltuk güzel:)

Nilsu'cum,tatlı kızım ne yapsın:)))

anne kaleminden dedi ki...

yaa bu gerçeğin yüzüme çarpması çok kötü bir zamana denk geldi, tam da araba kullanmayı ilerletmeye çalışıyodum :((
fotoğrafa ben de bayıldım...

Sen Gelince dedi ki...

Eylem ah di mi:) Teşekkür ederim arkadaşım.... Ah keşke bunu yapabilecek kadar iyi olabilseydim... Ama stüdyoya gerek yok iste çekerim ben:)

Dijle'cim hiç hırs yapmıyorum... Ben çoktan kabul ettim iyi olduklarını... Ama daha önce yazmıştım yan koltuk hiç bana göre değil... Fazla geriliyorum... Bu karşı cins nasılsa iyiyiz diye fazla tehlikeli kullanıyor bazen... Yani daha iyi olduğum için değil, kontrol bende olduğu için seviyorum 1 numaralı koltuğu:)

Anne kaleminden sakın vazgeçme ve hevesini kaybetme... Ben kadınlar iyi şoför olamaz demiyorum, erkekler kadar iyi olamaz diyorum sadece... Ayrıca teşekkürler:)

Adsız dedi ki...

ayol ne alaka şimdi bu blog da bu yazının ne işi var kaldıki hemcinslerinin şoförlüğünü beyenmemek gülüp geçmek de ne anlama geliyor çok merak ettim doğrusu
siz iyi şoför olunda gerisi boşşşş:)))gülüyorum yani bu devirde her 4 kadından birinin ehliyeti var zaten bende dahil olmak üzere...siz kendinizi ispatlamak için yazmışsanız onaa sözüm yok tabii:)))

Sen Gelince dedi ki...

Sevgili Adsız bir şeyleri çok merak etmeniz gibi ben de isminizi merak ettim doğrusu...
Merakınızı gidermenize yardımcı olabilir miyim bilemiyorum ama bu benim kişisel bloğum ve kişisel düşüncelerimi yansıtmam kadar doğal bir şey olamaz... Tekrar ve doğru şekilde okuduğunuzda bu yazının özünün hemcinslerimin soförlüğünü beğenmemek ve gülüp geçmek gibi bir amaç taşımadığını, sadece kızımla yaşadığım bir olaya dayanak olarak anlatıldığını anlayacağınzdan eminim... Kaldı ki öyle bile olsa bunun sizi neden bu kadar rahatsız ettiğini de ben anlayamadım... Aksini düşünüyor olsanız bile keşke daha farklı bir üslup ve yolla bunu belirtmeyi tercih etseydiniz... Ben kimseye saldırmadığım gibi sadece doğru olduğuna inandığım bir genellemeyi savundum... Size kadınla erkek arasında daha bir sürü fark sayabilirim mesela... Mesela siz de saldırı tarzında bir üslup seçmek yerine "Bence... ya da ben sizin gibi düşünmüyorum..." şeklinde başlayan cümlelerle yalnızca kişisel görüşünüzü ifade edecek bir uslup belirleseydiniz...
Benim kendimi ispat etmek gibi bir derdim yok... Zaten bu değerlendirmeye kendimi de dahil etmiştim... İstisnalar olabileceğini söyledim... Sanırım siz kendinizi o istisnalardan biri olarak görüyorsunuz. Ve sanırım bu yüzden bu kadar rahatsız oldunuz... Olmayınız efendim olmayınız... Ben zaten istisnaları konunun dışında bırakmıştım... Bu arada her dört kadından birinin ehliyeti olduğundan bahsetmişsiniz ya... Eeee... Bu mudur yani tüm mesele sormak istiyorum?.. İstanbul'a selam ve sevgiler...

Adsız dedi ki...

birincisi bir adım var tabiki:ayla.ikincisi bloğunuzu hasbelkader gördüm ismi dikkatimi çekince görmek istedim.eğer bu durumdan rahatsızsanız bloğunuzu genele kaparsınız olur biter yok kapatmıyorsanız bana bu hakkı veriyorsunuz demektir bu.dolayısı ile yorum yapma hakkınada sahip oluyorum.merak ettiğim en önemli konuya gelince senin nezdinde bu yorumu okuyan tüm blog sahiplerinede sormak istiyorum tabiki istisnalar vardır ama neden negatif eleştiriye tahammül edemiyorsunuz onu çözemiyorum.yorumlar gelsin ama pozitif olsun mümkünse modundasınız ki bu bana objektif gelmiyor.açık konuşayım benim bir bloğum yok ama olsaydı kesinlikle her türlü eleştiriye açık olur olumsuz eleştiriyi de tıpkı olumlu eleştiri gibi teşekkür ederek cevaplardım.
erkek ve kadınların fıtratı gereği farklılıklar olabilir bu çok doğal çünkü yaradılışları hormonları vs çok farklı..ama bana kalırsa şoförlük konusunda bayan şoförleri tek geçerim.haa istisnalar tabiki her konuda olduğu gibi bu konuda da var.siz istisnalara takılmışsınız bence.
sevgi bizden...

Sen Gelince dedi ki...

Ayla Hanım tekrar merhaba… Böyle bir rahatsızlığım yok… Bu benim kişisel bloğum olmasına rağmen ben hiçbir zaman burada görüşlerimi, düşüncelerimi deklare eden yazılar yazmadım… Kimseyi hedef almadım, kimseye saldırı mahiyeti taşıyan cümleler kurmadım… Kızımla ve değişen yaşantımızla ilgili şeyler paylaştım yalnızca… Kadın şoförlerle ilgili uzun süreden beri devam eden bir tezim vardı… Bunu da bu konudaki görüşümü belirtmek için değil, kızımla yaşadığım komik bir olaya dayanak olsun diye anlattım… Ortada kimseye bir saldırı yok… Ben kendimi dahil etmiştim, bakın kızım da tezimi destekledi demek için yazıldı… İnsan kendisiyle dalga geçebildiği sürece hayatla barışık olabilir diye düşünüyorum… Ha bu da benim görüşüm… Buna da katılmayabilirsiniz… Ben yazının özünde kadın şoförlere istinaden kendime ve kızıma güldüm en çok…

Daha önce söylediğim gibi eleştiri değil üslubunuz oldu benim hoşuma gitmeyen… Keşke en başta da, ikinci yorumunuzdaki gibi “erkek ve kadınların fıtratı gereği farklılıklar olabilir bu çok doğal çünkü yaradılışları hormonları vs çok farklı..ama bana kalırsa şoförlük konusunda bayan şoförleri tek geçerim.haa istisnalar tabiki her konuda olduğu gibi bu konuda da var.siz istisnalara takılmışsınız bence” cümlelerini kullanmış olsaydınız… Çünkü burada görüşünüzü dile getiriyorsunuz kimsenin canını acıtmadan… Ama “ayol ne alaka şimdi bu blog da bu yazının ne işi var kaldıki hemcinslerinin şoförlüğünü beyenmemek gülüp geçmek de ne anlama geliyor çok merak ettim doğrusu” ya da “siz kendinizi ispatlamak için yazmışsanız onaa sözüm yok tabii” gibi cümleler bence eleştirinin biraz ötesine geçiyor…

Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir… Sevgiler…

Adsız dedi ki...

merhaba,ben anladım sizi umarım bende ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.
istemeyerek kırdıysam da özür dilerim tabikii
güzel ve mutlu günler geçirmeniz dileği ile...

Sen Gelince dedi ki...

Ayla hanım anlamış olmanıza sevindim... Ben demek istediğinizi zaten anlamıştım dediğim gibi, anlamadığım sadece bunu dile getiriş şekliniz oldu... Rica ederim... Sevgiler...