4 Mayıs 2010 Salı

Turuncu neşenin rengiyse iyimser mi olmalıyım?

Aklımdaydı oysaki… Ama son günlerin koşuşturması içinde arada kaynayıp gitti… Sonra ben iş için İstanbul’a gittim… Sonra anneannesi ve dedesi geldi derken ara açıldı… Neler var bugünlerde peki? Neler yok ki? Bol bol korku var, çokça mızmızlık, sebepsiz ağlamalar, bazen numaralar…

Bu kez onu bırakıp gittiğim için sanki benden intikam almak ister gibi davrandı… Nasıl bir kapris anlatamam… Oysa topu topucuk tek bir gece… Ama olsun onun için çok bile… Sonra nasıl bir bağımlılık… Sürekli kucağımda olmak istiyor, ben uyutayım, sabah uyandığında yataktan ben alayım, dişlerini benle birlikte fırçalasın, yemeğini ben yedireyim, üstünü ben değiştireyim… Ama bazı şeylerin babası tarafından yapılması bana biraz nefes aldırıyordu… Ne olacak şimdi ya da ne kadar sürecek?

Korku olayımız devam ediyor… Bazen daha iyi, bazense çok sık tekrarlıyor korktuğunu… Bazen bir sebep var, bazen neden korktuğunu söyleyemiyor… Babaya göre biraz numara… Ben de düşünmüyor değilim ara ara… Ama bana göre numara kısmı birazcık… Gece uyanmalar devam etse de normal uyanmalar… Yani çığlık çığlığa korku uyanmaları yok günlerdir… Ama gün içinde yine yalnız bir yerden bir yere gitmiyor…

Bu aralar biraz sancılı geçiyor… Büyüme sancısı mı dersiniz yoksa iki yaş krizi mi bilmem… Ama genel bir huzursuzluk, tatminsizlik, mızmızlık söz konusu… Yerli yersiz her şeye ağlayabiliyoruz… Bazen güne ağlayarak başlıyor ve öyle devam ediyor… Her şeyi ağlayarak istiyorum… Her zaman beceremesem de sakinliğimi korumaya çalışıyorum… Anlatıyorum, konuşuyorum gözlerinin içine bakarak… Dinliyor, sözde anlıyor, kabul ediyor… “Tamam mı annecim” diye soruyorum, tüm sevimliğiyle “Tamam” diyor… Ama bu kadar işte… Bu kadar…

Renklere takılmış durumda… Kendim için renk renk plaj bilezikleri almıştım… Bicim bücüre yaradı daha çok… Kollarına takıp, elleri havada dolaşıyor ortalıkta… Çok düşkün zaten süs ve makyaj eşyalarına… Dudağımdaki ruju parmağıyla alıp kendi dudağına sürmeye çalışıyor… Benim taçlarım sürekli kafasında… Her neyse… Bilezikler renklere olan ilgisini artırdı… Bildiği renklere turuncu ve moru da ekledi… Öyle tatlı söylüyor ki turuncuyu “tununu” diye… Ortadaki “nu” uzatılıyor tabii her zamanki gibi… Favorisi hala kırmızı olsa da turuncuyu bu ara çok diline doladığını ve sevdiğini söyleyebilirim… Kendi kendine oyun oynuyor… Geçenlerde misafir yatak odasında, yatak örtüsündeki turuncu çiçeğe o minik işaret parmağıyla göstererek kendi kendine konuşmaya başladı soru cevap şeklinde…
- Kıymızı
- I-ıh
- Şeşil
- I-ıh
- Mami
- I-ıh
- Tununu
- Hı hı tununu (Ki burada coşku vurgusu dikkat çekiyor)

Yaklaşık bir haftadır kakasını tuvalete yapıyor… Yok henüz başlamadık alıştırmalara… Öyle kendiliğinden oldu… Aylar öncesinden klozet adaptörü almıştık… Oturmak istemeyince bir de lazımlık aldık… Ama lazımlığı daha çok oyun niyetine oturak olarak kullandı… Artık oturmak istemiyor… Yine adaptöre döndük… Kakası gelince söylüyor, hemen bezini çıkarıp oturtuyoruz… Bitince sifonu kendi çekip, el sallıyor… Çok hoşuna gitti… Bir haftadır günde 3 ktez çıktığını düşünürsek bizim için büyük bir adım… Ama asıl zor olan kısmın çiş olduğunu biliyorum… Havaların birazcık daha ısınmasını bekliyorum sadece… O zamana kadar kaka olayına devam…

Artık benim kızım ezilen çocuk değil… Bir süredir oyuncak ve paylaşma konusunda değişiklikler yaşamaya başlamıştık… Sanırım kendi koruma konusunda gelişme var… Cumartesi günü kuzenimin oğlu Deniz’in 2. yaş partisindeydik… Tek kız bizim bücürdü ama oğlan annelerinin deyimiyle tüm erkeklerin hakkından geldi… Kimin elinde ne varsa o kıymete biniyor… Deniz’ciğin elinde ne varsa Nilsu almak istiyor… Deniz gayet uysal bir şekilde veriyor… Ardından gidip başka bir şey alıyor… Nilsu ona bakıyor, elindekini bir anda atıyor ve koşuyor yeni hedefine… Bu sürekli tekrarlandı… Diğer çocuklara da… Ama Deniz ile arasındaki diyalog geçmişleri nedeniyle oldukça komikti… Geçen yaz Nilsu’nun kafasına pat pat vuran, elindeki kova kürekle saldıran, ittiren, ağlatan Deniz şimdi mağdur durumdaydı… Bense güleyim mi, üzüleyim mi bilemedim… Dedim ki içimden “Vay be, demek ki kel bebek olayındaki gibi bunu da çok içten dilemişim.”

İşte 2 yaşımızın dolmasına sadece birkaç hafta kala bizdeki gelişmeler bunlar… Önümüzdeki günlerin nelere gebe olduğunu bilemiyorum ama merak etmeden de duramıyorum… Ve ne zaman durulacağımızı, ne zaman uykularımızın düzene gireceğini, ne zaman korkuların biteceğini, ne zaman bir şeylerin daha da kolaylaşacağını bilmek istiyorum…

9 yorum:

ELİF dedi ki...

İyimser olmalısın bence, hem benim gördüğüm kadarıyla öyle vahim durumlar yok ama sen desene bana; dışı seni içi beni yakar diye:))

Burcu dedi ki...

Renkleri detayına kadar biliyor olması süper.. Süslü püslü olması süper.. Yeri geldiğinde kendini koruyabiliyor olması süper... Kaka olayını çözmüş olması süper.. yakında bir doğum günü daha kutlayacak olmamız da süper.. :)

ZeyNes dedi ki...

Özlemcim, Zeyno 27.ayını bitiriyor ama merak ettiğin konularda bizde henüz değişiklik yok.Nilsu'nun -turuncu demesini canlandırmaya çalıştım gözümde,eminim çok çok çok şirindir:)

Mlke-Btkn dedi ki...

Bizde de her renk mami :)) cinsiyetinde dolayı olabilr mi acaba :P

Ve bu herşey benim edası bizde de mevcut, çok zorlanıyorum böyle olunca, onun olanları vermediği gibi, başksınınkileri de sahipleniyor :))

umarım geçicekkk ;)

Tibet'in annesi dedi ki...

kaka konusundaki gelişimine hayran kaldım, aferin ona :) biz anne olmayı isteyerek hayatımıza sabrı da sokmuş olduk, öğrenmek ya da pekiştirmek üzere. biraz sabır, herşeyi göreceğiz inşallah :)

elif ada dedi ki...

Aferin benim kızıma, bütün erkekleri dize getirmiş... Kaka olayını da çözmüş... Gerisini halleder o güzel bıdık. Öptük onun yanaklarından
Umur & Ada

Yelish dedi ki...

Korku durumu bizde baslamadi henuz ama kitaplarda cok rastliyorum , demek ki gayet dogal bir sey .
siramizi bekliyoruz :))

Paylasma bence cok onemli,hic ezildiklerini dusunmuyorum aslinda.Ilyas noel baba gibi oyuncak saciyor ,gerci bir tanesine kafayi takiyor onu hayatta vermiyor.

daha neler gorecegiz bakalim.
Okuyunca sasirmistim bu yaslarda golge,ses, canavar vs gibi korkulari olusuyor mus, nerden de bilirler ki bunlari , hangi ara ogrendiler ?? :)

NiLaY dedi ki...

2 yaşını yeni doldurmuş bir kızın annesi olarak şu an evimizden sürekli ben yapıcam nidaları yükseliyor :) herşeyin renginin şeşil olduğu bizim evde de diğer renkleri öğretebilme çabası var :) sizin 2 yaş sonranızı da merakla bekliyorum :)

GüCüBe dedi ki...

Tuvalette büyük bir adım atmış nilsu ne güzel :)

Haftasonu Begüme karşı gelen bir kuzeni vardı, hep tırmalayan taraftı bizimkisi ama onu itekleyen bir çocuk karşısında hemen yanıma koşup ağladı..

Bence hepsi geçecek, büyüme sancıları her çocukta farklı.

Daha çok sabır diliyorum. Tüm Annelere, ve bizim Annelerimiz çok daha sabırlıymış demeden geçemiyorum.

Sevgiler.