28 Nisan 2010 Çarşamba

Terör yaşananlarsa, terörist kim bulmak istiyorum



Cuma günü trenle gittik Eskişehir’e… Kızımla baş başa… Babası gelemedi iş yoğunluğundan… Tek başıma olunca sorun olabilir diye her türlü tedbiri aldım… Bol bol kitap, en sevdiği meyveler, kurabiye ve Milüpa’nın organik meyve suyu… Benim için güvenli, Nilsu için hem lezzetli, hem de pipetten dolayı zevkli… Aslında daha önce defalarca binmiştik ama bu kadar bilinçli değildi… “Efe ile Ece Trende” diye bir kitabı vardı… Yola çıkmadan önce onu okuduk birlikte ve ona neler yaşayacağımız anlattım… Çok heyecanlıydı… Gara girer girmez saati gösterdi bana… Kitapta da aynısın görmüştü… Aslında garda çok daha fazla vakit geçirmek istiyordum ama son dakika hazırlıkları yüzünden neredeyse ucu ucuna yetiştik trene…

Çok sevdi, çok eğlendi, etrafta da bir sürü çocuk olunca hiç sıkılmadı… Daha önceki tren yolculuklarında uyuyordu, teşebbüs bile etmedi… Yolu seyretti bol bol… Tünele girip çıkmaktan çok hoşlandı… Her seferinde “bi daha” dedi heyecanla… Ona istediğimiz an tünele giremeyeceğimiz anlatmaya çalıştım… Trendeki pek çok yolcuyla iletişim kurdu… Bir şeyler ikram etti, öpücük gönderdi…

Eskişehir’e geldiğimizde garda bizi bekleyen dedesini görünce sevinç çığlıkları atmaya başladı… Bizi görsün diye cama tık tıkladı… Diğer yolculara dedesinin gösterdi… Sanırım bu en bilinçli ve en keyifli yolculuğuydu… Dönüşte kız kardeşim ve eşiyle birlikte arabayla döndük… Arabada aynı rahatlığı bulamayacağımızı düşünüyordum… Her şeyden önce en az bir saat daha uzayacaktı yol… Ama öyle olmadı… Yine çok keyifliydi yol… Dedim ki sanırım büyüyor benim kızım…


Gece birlikte yattık kızımla, koyun koyuna… İlk gece her şey çok güzeldi… İkinci gece o uyuduktan birkaç saat sonra ben de kıvrıldım yanına… Kıvrıldım deyince komik kaçtı… Çift kişilik yataktan daha büyük bir yatak sonuçta… Hemen uyumuşum… Sanırım 1 saat kadar sonra Nilsu’nun sesiyle uyandım… Çığlık çığlığa ağlıyor, haykırıyor, böğürüyor… İşte nasıl ifade ederseniz… Gecenin sessizliğinde nasıl bir çığlık ama… Kucağıma aldım hemen, sarıldım… Zaten o büyük bir korkuyla boynuma atıldı… Ama susmuyor… Gece terörü gibi ama son derece ayık, uyanık… Tabii tüm bunlar olurken annem, babam ve kız kardeşim yataklarından fırlayıp panik halinde yanımıza gelmişlerdi… Gece terörürünü araştırdığımda o sırada kimseyi tanımadığını öğrendim… Anneanne, dede diye ağladı onları görünce… Ama yatışmadı bir türlü… Sonra babam dua okumaya başladı… Bitirdi ve bitirdiği an Nilsu son derece sakin, ağlamayı keşmiş bir halde “Tamam” dedi… Garipti… Sanki “Tamam ben iyiyim, merak etmeyin, yok bir şey” der gibi… Neden ağladığını sordum, “Koykudum” dedi… “Neden korktun peki” diye sordum çarşafı gösterdi… Üzerinde resim bile olmayan, dümdüz bir çarşaf… Onun sadece çarşaf olduğunu anlattım… Cici yaptı defalarca…

Bu korku olayı son derece canımı sıkıyor bu aralar… Gürültü, ses, tıkırtı, karanlık, gölge… Her şeyden korkuyor… Tam kendi kendine odasında durabiliyor, oynayabiliyor derken yapışık ikiz gibi dolaşmaya başladı… Evde bir odadan diğerine el ele tutuşarak gidiyoruz… Benim yanımda olabilmek için en sevdiği oyunlardan bile vazgeçiyor… Ama dışarıda böyle bir sorun yok ya da kalabalık ortamlarda… Yemek yaparken bile radyo açan oldum sessizliği kırmak için… Geceleri çok sık uyanıyor ve hep korktuğunu söylüyor… Artık bu uyku olayının bizde hiç düzelmeyeceğine inanmaya başladım… Oysa iki yaşa çok umut bağlamıştım… Hem son zamanlarda hep iyiye doğru gidiyorduk… Daha kötüsü bu korkuların sıklığı ve şiddeti gün geçtikçe artıyor… Bilmiyorum bir kısmını dikkat ve ilgi çekmek için yapıyor olsa bile büyük kısmı gerçek…

13 yorum:

Burcu dedi ki...

Gerçekten çok ilginç bu derece korkması. Evde çok konuşuyor olabilir misiniz “korku” kelimesi çok kullanılıyorsa evde, bunu kafaya takmış da olabilir. Her şeyden anlıyor bu bıcırıklar çünkü. Ama ne biliyim tamamen atıyorum kafadan…

senem dedi ki...

Özlem, ilgiyle takip ediyorum Nilsu'nun son günlerde yaşadığı korkuları. Neden korkuyor acaba? Bu yaşlar hayal gücünün fazla mesai yapmaya başladığı, hayali arkadaşların ortaya çıktığı yaşlar olabilir mi?

Neva da hala geceleri uyanıyor. Eğer iki gece kesintisiz uyuduysa üçüncü gece mutlaka saat başı çığlıklarla uyanıyor. Nedenini çözebilmiş değilim. Ama gündüz bir sorun olmadığı için korku değildir herhalde diyorum. Bakalım zaman ne gösterecek bize?

Naile dedi ki...

ilgi çekmek için yaptığını sanmıyorum ben. İnşallah geçicidir ama. Gece yatarken felak-nas ve ayetel kürsi surelerini okumaya çalışsan..

sevgiler..

ELİF dedi ki...

Bi yardım mı alsanız Özlem:(((

Anne İş'te dedi ki...

Canım benim;hiç korkmasalar di mi...Ama büyüme sürecinde oluyor...Yolculuk,yeni deneyimler,babadan ayrılık...Keyif bile almış olsa;bizim için küçük sayılabilecek bu detaylar onların dünyasında kimbilir nasıl algılanıyor...Yada hiçbiri??? Neyse ki büyümeye ait normal bir süreç ve geçici.Ve Özlem'cim;2 yaştan ümidini kesme:)))

Öperim cimcimemi de ,sevgiler

Tibet'in annesi dedi ki...

Özlemcim, aynı durumu bizde yaşamıştık, hatta ben de yazmıştım bununla ilgili. Şimdi seni okuyunca acaba bu da bir dönem mi diye düşündüm? Tibet'te de olay, yatak odasında yatmak istememekle başlamıştı, sonra sonra sürekli şekil değiştirdi. hala farklı farklı korkuları olabiliyor (mesela bu ara sineklerden korkuyor) ama bu korkularının şiddeti azaldı, eskisi kadar ortalığı yıkmıyor. Biz korkusunu yenmesi için korkulacak birşey olmadığını anlatan oyunlar kurgulamıştık, tiyatro gibi oynamıştık. Belki Nilsu için de böyle birşeyi deneyebilirsiniz. Umarım çabucak atlatırsınız.

sude naz'ın annesi dedi ki...

Özlemcim benim kızda korku fobisi hayli ilerlemiş durumda ki bazen beni bile korkutuyor:))Her gece odasından muhakkak ağlayarak yanımıza geliyor:))Endişeliyim bende beklemedeyim...:)))

Not:her postta yazıcam sanırım bıkmadan fotolar yine coşmuş,coşturmuşsun:)))

gezicini dedi ki...

kim bilir belki de gündüz olan bir şeyden etkilenmiştir. inşallah uykularınız acilen düzelir. uykusuzluk çok zor.
sevgiler
gorki

NiLaY dedi ki...

merhabalar, bloguna ilk ziyaretim önecelikle maşallah demek istiyorum prensesin için :) ben de durumun ilgi çekmekten kaynaklı olmadığını düşünüyorum, muhakkak olmuş birşey vardır, umarım en kısa zamanda çözülür..

AYÇA dedi ki...

Ozlemcim bir psikologla görüşseniz belki normal bir durumdur. Kimi zaman Demir de o sekilde uyanıyor ama çok sık yapıyorsa bı destek almanizda fayda var. Demir 27 aylık oldu hala sık uyanıyor pek umitlenme derim ben :)

GüCüBe dedi ki...

Özlemciğim, ben geçici olduğuna inanıyorum, belki siz biraz daha fazla güven vererek birlikte karanlık ortama girerek ses çıkartarak halledebilirsiniz diye düşündüm..

Sevgiler.

Alyamaya'nın Esra'sı dedi ki...

özlemcim, endişelenme.. çok ilerlerse belki uzmanla görüşmek faydalı olur. ama alya'da zaman zaman bu korku olayını yaşıyor.. ben evde her odanın ışığını açıyorum, yoksa gitmiyor. korktuğu zaman elinden tutup gel bakalım diyorum. bak bişey yok felan diyorum. bir kaç ay önce gece çığlıklarla uyanır ve dakikalarca sakinleştirmezdim. panikle gece vakti gecelikle balkona fırladığımı biliyorum. bu tür zamanlarda bizlerin sakin olup panik yapmadan onu sakinleştirmemiz gerekirmiş. bir süre beraber yan yana yatıp güvende olduğunu hissettirmek, ılık süt içirmek faydalı olabilir. birde TV izliyorsa çizgi filmlerdeki olaylara bak bakalım korku kelimesi geçen ona korku verebilecek şeyler var mı? bunlardan çok etkilenebiliyorlar. kocaman öpüyorum karabiberi.. bol bol nas suresini oku üzerine.. sevgiler

asyaselda dedi ki...

aslında yaşın getirdiği birşeymi diye düşünüyorum,
biz çok bahsetmediğimiz halde asya da korkuyorum,yada korkarım kelimelerini çok kullanır oldu bu aralar...
meleğim benim geçmiş gitmiş bitanem bidaha korkmaz umarım...
sevgiler