17 Şubat 2010 Çarşamba

Çantadan saçılanlar


Zeynep saç bakalım çantanın içindekileri demiş… Hafta sonu vakit bulup zaçtım ama fotoğrafı yüklemeye anca vaktim olduğu için henüz yazabiliyorum… Evim konusunda oldukça titiz olmama rağmen çanta ve araba konusunda asla aynı titizliği gösteremedim… Bakmayın fotoğrafta her şeyin az ve öz göründüğüne… Bende de kredi kartı slipleri, tomarla fiş ve fatura, bir yığın küçük not gibi (ki bunlar birbirine girmiş şekildedir) gereksiz bir kağıt çöplüğü mevcuttur her daim… Çanta değişikliği yaparken sürekli temizlemeye çalışsam da, mantar gibi üremeye devam ederler…

İşte saçılanlar… Antibakteriyel jel, antibakteriyel ıslak mendil, bir kutu sakız, her zaman yanımda taşıdığım ruhsat, iş yeri kimliği, cüzdan, araba anahtarı, kapağı kaybolmuş USB bellek ve ucuna bağlı işyeri kapı- çekmece anahtarları, küçük bir not defteri, kalem, dijital ses kayıt cihazı, her ne kadar bu aralar kendisine pek ihtimam göstermesem de her zaman yanımda taşıdığım küçük dijital fotoğraf makinem ve aktarma kablosu, el kremi, toka, ruj, küçük bir allık, Dolce Gabbana çanta boyu ve yani aldığım ışıklı cımbız… (Aslında cımbız taşımak gibi bir adetim hiç yoktur… Zorla sattılar bana)

Bu arada cep telefonum cebimde olduğu için resimde yok… Çantanın iç cebindeki bir iki ıvır zıvırı da çıkarmayı unutmuşum… Nilsu’nun atta çantası arabada kalmış… O yüzden resmi yok… Ama çok dolu değildir… Birkaç bez, ıslak havlı, rahat bir yedek kıyafet, aylar öncesinden içine konmuş çatal, kaşığı… Bazen içine kurabiye, kraker tarzı bir şeyler atabiliyorum…

Kimler çantasını saçtı bilmiyorum ama ben de Elif ve Güneş’e sobe diyorum… Hadi bakalım…

2 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

Şu kredi kartı slipleri, bilumum fiş ve bir yığın not kağıdı benim de kabusum. sinir oluyorum çantamın o hale gelmesine... :(

GüCüBe dedi ki...

Aldım sobemi en kısa zamanda saçayım :)