19 Şubat 2010 Cuma

Amnannnn... Çok da babacan değilmiş


Bir önceki postta görüldüğü üzere sonunda tokalandık… Toka dediğim de küçücük bir lastik parçası işte… Görmemişin bir tutam saçı olmuş misali… Bana kalsa takmayacağım ama o kadar ısrarcı ki anlamadım nasıl oldu… Dün babası erken çıkmak zorunda kaldı… Haliyle hem kendini hazırla, hem kızı hazırla derken ufaktan geciktim… Şapkasını takmıştım ki kapıdan çıkarken yere atıp “Koka” dedi… Ve ben çıkarayak küçük hanımın o bir tutam saçını toplamak zorunda kaldım…

Babannesinden inciler, bizim bücürden incilere dönüşüyor mecburen… Yemek yedirirken “Aaaa bak ne varmış orda”, oyalamaya çalışırken “Aaaa bak ne varmış burada” türünden diyalogları çokça duymaya başlayınca, şimdi o bizi uyutmaya çalışıyor… Yanlış bir şey yaptığında, kızacağımızı anladığında minik el ağza gitmiş, beraberinde en sevimli vurgusuyla bir “Aaaa”… Gel de yeme şimdi… Ha bir de yemeği ittirdiğinde ya da bir şeyi direttiğinde babanne tarafından dile getirilen “Amannn” nidası… Bizim bücürün dilinde “Amnannn”a döndü ki bu da ayrı bir tatlı… İkinci hecedeki “nan” mümkün olduğunca inceltilmiş olacak ama…

Artık ne giyse önce gidip aynada kendisine bakıyor… Bizim ailenin kadınları süslüdür çok… Bekliyordum zaten böyle olmasını ama yine de çok hoşuma gidiyor… Olayı abartmaya başladığında fikrimin değişeceğini biliyorum… Ama şimdilik tadını çıkarıyorum… Yoksa sevmem hiç küçücük kızların takıp takıştırmasını ya da ne bileyim oje sürmesini filan… Ama bak böyle diyorum ya kesin başıma gelir… Söylemedi demeyin… Şu çocuk konusunda ne kadar yapmayacağım dediğim şey varsa yaptım, ne kadar eleştirdiğim durum varsa yaşamak zorunda kaldım…

Öyle titiz bir çocuk değil, hele makarnalı elleriyle saçlarını ovuşturduğunu ve gözlerimin içine bakarak her fırsatta bunu yapma potansiyeli olduğunu hissettirdiğini göz önünde tutarsak… Ama yerde ki tüy, kıl, kırıntı benzeri şeylere hiç tahammülü yok… Ya bana gösterir heyecan içinde almam için ya da el gırgırını kapıp kendi almaya kalkar… Tamam itiraf ediyorum bunda benim yerde bir döküntü görmeye tahammülüm olmamasının etkisi olabilir… Ama çok körelttim kendimi bu konuda… Yani artık başa çıkamadığım noktada boşlamayı öğrendim… Tamam kendi ölçülerimde… Sabah ben hazırlanırken tahta oyuncaklarıyla kule yapıyor… Birden heyecanla bağırmaya ve bana bir şey işaret etmeye başladı… Bir yandan da “Anni korkuy” diyerek… Eğildim baktım, en tepedeki parçanın üstüne kirpiği düşmüş… Kirpik ya… “Kızım korkacak başka bir şey bulamadın mı” dedim… Koltukların tepesinde gezmek, yatağın üstünde zıplamak, AVM’lerde anneyi bırakıp arkana bile bakmadan kaçmak mesela…

Geçen gün eve geldik, inmek istemedi araba koltuğundan… Çabalarım fayda vermeyince “Peki sen otur, ben gidiyorum” dedim… Yemedi tabii… Kapadım kapıyı, beklemeye başladım… Önce arabanın iç aydınlatması söndü, sonra teker teker garajın ışıkları… Kıpırdamadı, ağlamadı, seslenmedi bile bana… Öylece oturdu… Sonunda ben pes ettim tabii… Korkusuz bu konularda ve her zaman söylediğim gibi inanılmaz inat… Asla geri adım atmıyor… Atmıyor da bu durum beni fena yapıyor…

Bu arada benim şu 2010’da olmasını ümit ettiğim ikinci güzel haber de ilki kadar olmasa da hüsran yaşattı… Yani diyeceğim odur ki fos çıktı… Deniz 2010 için “Babacan” demişti ama henüz göremedik bir şey… Bakalım umutlar tükenmez…

11 yorum:

GüCüBe dedi ki...

İlk fotoğraf çok hoş :)
Titizliği de korkusu'da bizde de aynı. Umutlar hiç tükenmesin..

ELİF dedi ki...

Oyyy çok masum 2.foto. Tokalar tak kızıma annesi, acısını çıkartmak istiyo bebeğim.

fotograf penceresinden dedi ki...

nasıl bir tatlılık o tam yemelik :)
bir de süslü mü giyinince ayna karşısına mı geçiyor :)
o minik saçlar tabi ki koka ister annesi lokum tam lokum :)

Burcu dedi ki...

Büyük konuştuğum herey benim de başıma geldi Özlem. Artık büyük konuşmam diyorum ama dil bu tutulmuyor işte :) O bir tutam saçı da, sahibesini de yiicem ben.. Bil bakalım ne zaman?? :)

Tibet'in annesi dedi ki...

tam kendilerini keşfetme dönemleri işte :)
inada gelince... yoksa seninki de mi Yengeç?! :P

sinem dedi ki...

eğer istiyorsa çok güzel bence de tak bolca toka. ben malesef o tür şeyleri çok kullanmadığım için olsa gerek bizim bıcırık hiçbirşey takmak istemiyor . Çok garip şeylerden korkuyorlar değil mi ,saçma birşey bile olsa korkularının üstüne gitmemek ve seni anlıyorum demek çok önemliymiş .

duygu dedi ki...

yahu bu inat yeni nesil çocukların genlerinde mi var anlamıyorum... bizde böyle krizlerle büyüyoruz kızımla... yaşarken değil belki ama sonrasında hatırladığında nasılda gülümsüyor insan değilmi... onun ne kadar güçlü bir karakteri olduğunu, kendince doğruları olduğunu düşünüyorsun... buda sana kendini iyi hissettiriyor ama tabi sonradan düşününce... :)

Sen Gelince dedi ki...

Güneş'cim teşekkürler:) İnşallah hayatım, şimdilik biraz karamsar olsam da:)

Elif'cim bakma öyle masum durduğuna, 1 dakika sonra yaptığı cadılıkları bilsen:) Takıyoruz işte:)

Ceyde teşekkürler:) Ya aynen öyle işte:) Bakalım bekliyoruz biraz daha uzamasını...

Burcu'cum anlıyorsun sen beni di mi:) Bildim bu akşam di mi:)))

Sibel benimki yengeç değil de ben yengecim:))) Ama laf ettirmem yengeçlere, hiç de inat değildir bi kere:) Tibet'ciğime haksızlık ediyorsun:)

Sinem'cim annenin etkisi gerçekten çok oluyor... Saçlarım uzun olduğu için ben mutlaka toka, taç gibi şeyler kullanırım... Evet ben anlamıyorum bunların korkularını:)

Duygu yeni nesil çocuklarda mı, bizimkilerde mi orasını bilemiyorum... Etrafıma baktığımda gayet sakin çocuklar görüyorum... Ama haklısın yazdıklarını okurken bile bunu düşünüyorum:)

papatya dedi ki...

Allah bagislasin cok seker bir kiziniz var.Kocaman sevgiler size..

Demet dedi ki...

özlemcim yeni şanslar yeni umutlar hep sizinle olsun ne zamana neyle karılaşacağını bilemiyorsun hayat sürprizlerle dolu..
ben fotoları çok sevdim o i love you diye bagıran terliklerden bizde de var çok öpüyorum :)

Deniz dedi ki...

Daha dur şubat'tayız henüz:)))
Bizimki de ay, aman gibi nidalar yapıyor, çok da komik oluyor.
Aynen nilsu gibi yanlış bir şey yapınca ilgimi dağıtmak için başka bir şey gösterip, bak diyor, komik bunlar ya