20 Ocak 2010 Çarşamba

Yalınayak başı kabak

İyiyiz biz… Özellikle geceler zordu… Geceleri şiddetlenen öksürük krizleri gündüz yok olup gidiyordu sanki… Şimdi toparlandık… Eski neşemiz, enerjimiz geri geldi… Her hastalıkta tavan yapan uyku problemi hala tam gaz o başka… Çok yorgunum, çok uykusuz…

Günlerdir yazmadığım için aslında anlatılacak çok şey var… Ama hepsi daha şimdiden uçup gitti… Güzel bir hafta sonuydu… En çok Nilsu için… Küçük hanım hastalığı nedeniyle kapandığı evinden nihayet çıkınca pek bir mutlu oldu… Bir çocuk bu kadar mı keyif alır gezmekten, insanlardan, çocuklardan? Ya da belki de şöyle sormalıyım… Bir çocuk mutluğunu, sevincini böylesine güzel nasıl ifade edebilir?

Pek bir dillendik biz… Cümle yok henüz ama kelimeler hızla artıyor… İlk öğrendiği kelimeler tamdı… Şimdi sayı o kadar arttı ki genelde ilk heceler söylenip bırakılıyor… Ama derdini anlatıyor… Sadece kelimeler ve işaretle değil… Bizi çoğunlukla hayrete düşüren müthiş bir vücut dili var…

Pek bir anneci bugünlerde… Hastalığı süresince birkaç gün benim yanımda yatmış olmasının bir etkisi mi bilemiyorum… Birlikte yatmak deyince unutmadan yazmalıyım… Gece onun kıpırtısıyla uyandım… Yüzüstü yatış pozisyonundan kalkarak dizlerini üzerine oturdu… Bu aralar çok moda bu oturuş… Bir çocuk uyandığında üzerinde bir uyku mahmurluğu olur di mi? Yok bu cin gibi… Tüm şirinliğiyle “anne” dedi, üzerine basarak… Zaten öyle baskın söylüyor ki anneyi, sanırsısınız ilk söylediği kelime bu… Eğildi bir öpücük kondurdu yanağıma “mmuah” diye de ses efekti ekleyerek… Sonra su istedi motor gibi tekrarlayarak… Ben koptum tabii…

İnatlaşma çok ciddi boyutlarda… Yapmasını istemediğimiz her şeyi gözümüzün içine bakarak, hatta meydan okuyarak yapıyor… Bundan büyük bir keyif alıyor… O yüzden bugünlerde “hayır” ya da “yapma” gibi kelimeler kullanmak istemiyorum… İşin ilginç yanı bakmazsam, ilgilenmezsem, o ortamı terk edersem eylem hemencecik sona eriyor…

Bu aralar bir de çıplak gezmeye aşırı ilgisi var… Onu soyup, bırakın… Dakikalarca oynayıp, zıplıyor o haliyle… Ayna karşısında şaklabanlıklar yapıyor… Ev ayakkabısı olarak kullandığımız pandufları var… Şimdilerde onu da ayağında tutamaz olduk… Yalınayak dolaşmaya bayılıyor…

Bu ayın en önemli gelişmesi ise bana göre abi- abla ayrımını artık yapabiliyor olmasıydı… Kısa bir süre öncesine kadar tüm kendinden büyük çocuklar ve gençler abiydi onun için… Biz abla olarak düzelttiğimizde söylüyordu ama bu ayrımı tek başına yapamıyordu… Şimdi kızların arkasından abla, erkeklerin arkasından abi diye bağırıyor… Sokakta, AVM’de, markette sürekli birilerine seslenip, el salladığımız için en çok kullandığımız kelimeler arasında kendileri…

Ve hafta sonu sonunda yılbaşı ağacımızı kaldırabildik… Kaldırmadan da son bir fotoğraf çekelim dedik… Yeni makineyle yapılmış ilk denemelerden… Pardon bloğa koyduğum demek daha doğru olacak… Üniversite yıllarında uygulamalı fotoğrafçılık dersi aldığım için az buz bilgim var… Çoğu uçup gitmiş bile… Ama asıl sorun makineyi çözüp, pratikleşebilmek… Biraz daha zamana ihtiyacım var sanırım…
Dip: Başlığın başı kabak kısmına ayrı bir post olarak değinilecektir...

14 yorum:

Mlke-Btkn dedi ki...

Hastamıydınız canım çok geçmiş olsun ben kaçırdım malum :(
bizde hastaydık ben iyiyim ama BATIKAN'DA HALA var malesef..
özledimm sizi çoookkk..

nohut oda dedi ki...

cok geçmiş olsun tekrar..
cimciöeler o kdar hızlı buyuyorkii

ELİF dedi ki...

Ya hasta olmasınlar yaaa..Sırayla birileri hasta oluyor...
Annen nasıl oldu, sen nasılsın?uykusuzluk dışında...
Bu arada ne aldın makine olarak..
Anne dediya nihayet, darısı başıma hala "nenne" diyor bizimki.Çok daldan dala yazdım, sevmedim ama sen mazur görürsün beni:))öpüyorum ikinizide...

Tibet'in annesi dedi ki...

çok geçmiş olsun, çok sevindim atlattığınıza :)
bu bücürlerin ilgi çekmek için en çok başvurdukları yol bu sanırım, inatlaşmak... ne kadar kızsam da içten içten keyif veriyor aslında bu oyun bana :P

Hülya dedi ki...

ben bu kızı yerim...bayılıyorum o dudak bükerek bakış atmalarına...o yarım yamalak konuşma vakitleri en keyifli anlardan biri...değilmi...
sevgiler..

Demet dedi ki...

geçmiş olsun tekrar.. çok tatlı olmuş nilsu dillenmeye başlayınca en tatlı zamanları aa bak ne dedi diye akılda tutmaya çalışırken başka şeyler yumurtluyorlar..
özlemcim yeni makinen nedir sorması ayıp? güzel keyifli çekimler dilerim :)

Deniz dedi ki...

ne güzel değil mi dillenmeleri :) okuyorum da aynı gelişim evrelerindeler... aynı gelişmeler...
Çok keyifli keşfetmek...
Bu arada emeklemeyi de öğrendik:-PP

Burcu dedi ki...

Merak etmeye başlamıştım bugün yarın arayacaktım seni. Herşeyin yoluna girmeye başlamasına sevindim.. Artık bol bol fotolarını görmek isteriz cimcimenin..

Betül dedi ki...

bizde de abi-abla kavramı yok malesef..Herkes abi:)

sude naz'ın annesi dedi ki...

geçmiş olsun yine yine gerçi geçti bitti uzak dursun kuzulardan..oturarak uyuma pozisyonu bizde de var birde o meşhurrr inatlaşmadan:)))güle güle kullan makinanı canım..bekliyoruz fotolarıda en kısa zamanda..

GüCüBe dedi ki...

Çok şükür geçmiş gitmiş, uzak dursun inşallah..

Çıplaklık bizde de var bende sadece benim kızım çıplak gezmek istiyor sanıyorum..

Makinanı güle güle kullan..

Sevgiler..

sinem dedi ki...

Nihayet bitmiş ya en önemlisi bu.Uykusuzluğa çare bulamamanıza çok üzülüyorum inan.Yeni makinenin şanına yakışır! kaliteli fotolar bekliyorum senden :)Benim bu konudaki favorim Dilayra(Journey to Blue) İfsak'ın kursu ona çok iyi geldi.

Mlke-Btkn dedi ki...

Özlem canım,
İyimisniz? merak ettim :(

öptümm çokk..

AYÇA dedi ki...

Ozlemcim ardademiryildiz@ hotmail adresine sana ulaşabileceğim bir adres yazar mısın?